Sağlığınızı bozan ne varsa yazabilirsiniz...
GÖRÜŞLER için İletişim formunu doldurunuz.

22 Mayıs 2012 Salı
11:44
HAVA
DURUMU

 

  
Kozinoğlu, doktora bildirilmemiş
Sağlık Bakanlığı açıkladı: Cezaevindeki sağlık merkezimize ve burada görev yapan hekimimize söz konusu vakayla ilgili olarak herhangi bir bildirimde bulunulmadığı anlaşılmıştır.
18.11.2011 00:28:16

Oda Tv davasından tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde “geçirdiği kalp krizi nedeniyle” öldüğü belirtilen Kaşif Kozinoğlu’na zamanında müdahale edilemediği yolundaki haberler üzerine Sağlık Bakanlığı bir açıklama yaptı.
Bakanlığın açıklamasında “112 kayıtlarına göre, acil ambulansın çağrı aldıktan sonra 12 dakikada hastaya ulaştığı, 40 dakika sonra da hastanın hastaneye ulaştırıldığının anlaşıldığı” belirtildi.
Ölümle sonuçlanan kalp krizi olgusunun “doktora bildirilmediğinin anlaşıldığı” ifade edilen Sağlık Bakanlığı açıklaması şöyle:

“Silivri Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan Kaşif Kozinoğlu’nun rahatsızlanması ve hayatını kaybetmesi süreciyle ilgili aşağıdaki açıklamanın yapılmasına gerek görülmüştür:

30 Nisan 2009 tarihli “Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol” hükümlerine göre Silivri Ceza İnfaz Kurumu’nda bir semt polikliniğimiz kurulmuştur. Poliklinik, ilgili protokol ve Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği hükümlerine göre hizmet vermektedir.

Olayın olduğu 12 Kasım 2011 tarihinde semt polikliniğinde bir hekimimizin görevde olduğu ve aynı saatlerde bu sağlık merkezimizde hasta baktığı tespit edilmiştir.

Cezaevindeki bu sağlık merkezimize ve burada görev yapan hekimimize söz konusu vakayla ilgili olarak herhangi bir bildirimde bulunulmadığı anlaşılmıştır.

İstanbul 112 Komuta Kontrol Merkezimizin kayıtları ise şu şekildedir:

Komuta Kontrol Merkezimize saat 18:30’da çağrı gelmiş ve ambulansımız 18:42’de vakaya ulaşmıştır.

Vakaya ilk müdahale ambulansımızda görevli acil tıp teknisyeni (ATT) tarafından yapılmıştır.

Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de acil sağlık sistemimizde ATT ve Paramedikli sistem kullanılmaktadır. ATT ve Paramedikler, acil hastalık ve yaralanmalara olay yerinde veya ambulansta müdahale edebilecek, yaralı/hastayı sağlık kuruluşuna ulaştırıncaya kadar gerekli acil tıbbi yardımı yapabilecek yeterliliğe sahiptirler.

Saat 18:54’te vaka, Silivri Devlet Hastanesine nakledilmek üzere ambulansla yola çıkmış, 2 dakika sonra da (saat 18:56’da) ikinci ambulans vakaya ulaşmıştır.

Saat 19:10’da da hastaneye ulaşılmıştır.”

MEDYADA YER ALAN HABERLER

Sağlık Bakanlığı’nın açıklama yapma gereği duyduğu olayla ilgili olarak Milliyet gazetesinde şu haber yayımlanmıştı:
"Silivri Cezaevi'nde 12 Kasım akşamı rahatsızlanarak hayatını kaybeden Odatv davası sanığı Kaşif Kozinoğlu'nun, koğuş arkadaşı ikinci Ergenekon davasının tutuklu sanığı Hasan Ataman Yıldırım, mahkemeye sunduğu dilekçesinde ilginç iddialarda bulundu. Ataman Yıldırım, Kaşif Kozinoğlu'nun ölmeden bir gece önce rahatsız olan koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur'un kalp krizi geçirebileceği endişesiyle sabaha kadar nöbet tuttuğunu belirtti. Yıldırım, teröristbaşı Abdullah Öcalan'ı sorgulayan timde görev yapan ve bu konuda kitap yazan Atilla Uğur'un sivil hastanelerde doktor ya da hemşire kılığındaki teröristler tarafından iğne ile öldürülebileceğini ileri sürdü.

Hasan Ataman Yıldırım, bugün görülen duruşma sırasında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunduğu dilekçesinde Kaşif Kozinoğlu ve davanın sanığı emekli Albay Hasan Atilla Uğur ile aynı koğuşta kaldıklarını belirterek şu açıklamaları yaptı:
"Kaşif Kozinoğlu, geçen hafta hasta olan Atilla Uğur için 11 Kasım akşamı uyumadı. Sabah saat 06.30'a kadar koğuşta nöbet tuttu. 'Atilla'yı kalp krizinden kaybedebiliriz' diye düşünüyorduk. Kaşif o gün saat 15.45'te uyandı. Avluda beraber saat 16.15'ten itibaren yürüdük. Ben 30 dakika, Kozinoğlu ise 60 dakika yürüdü. Sonra koğuştaki odasına çıkıp 45 dakika kadar spor yaptı. Ben bu sporu bana göre ağır spor olarak değerlendirdim. Ancak bu şekilde yürüyüş ve sporu düzenli olarak yapmaktaydı. Yani onun için normal spordur."

"Merdivenlerden kendi inmek istedi"

Kozinoğlu'nun rahatsızlandığı akşamı dakika dakika dilekçesinde anlatan Yıldırım, Kozinoğlu'nun spordan sonra duş aldığını belirterek, "Kozinoğlu ağrısı olunca 18.15'te Atilla'nın odasına gelerek yardım istedi. Kaşif'in odasına geçildi. Göğsünde şiddetli ağrı ve tansiyon 12.7/20.5 olduğu hemen ölçüldü ve 18.17'de acil butonuna basıldı. Dil altı hapı verildi. 18.35 civarı görevlilerin getirdiği sedyeye binmek istemedi ve hatta 19 basamaklı merdiveni kendi inmek istedi. Fakat görevli memurlar, sedye ile merdivenleri indirerek bilinci açık ve konuşur durumda koğuştan ayrıldı" dedi.

"Ambulansta olması gereken doktor yoktu"

Yıldırım, Kozinoğlu'nun bundan sonra yaşadıklarını da öğrendiğine göre dilekçesinde yer verdi. Yıldırım dilekçesinde, "Daha sonra öğrendiğimize göre mahkum kabul kısmında bilinci açık, nabız atar ve konuşur durumda bekledi. 112 acil yaklaşık 18.50'de geldi ve ambulansla Silivri Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Ancak ambulansta olması gereken doktor yoktu. Teknisyenler müdahale etmişler. TEM yolunda giderken başka bir ambulans ile temas edilerek TEM çıkışına gelen diğer ambulans doktoru ile birleşerek Silivri Devlet Hastanesi'ne varıldı zaman 19.15'te vefat etmişti" ifadelerine yer verdi.

"Bizler burada ölümü bekliyoruz"

Hasan Ataman Yıldırım dilekçesinde "Kozinoğlu, ilk ağrının gelmesinden sonra ancak 1 saat sonra hastaneye ulaştırılmıştır. Cezaevi kampusunda şu şartlarda bütün tutuklular için bu durum aynıdır. Bizler burada ölümü bekliyoruz" ifadelerine yer verdi. Koğuş arkadaşı emekli Albay Atilla Uğur'un sağlık durumunun Kozinoğlu'nun ölümünden önceki 2 gün kötü olduğunu anlatan Ataman Yıldırım, Atilla Uğur'un "Öcalan'ın nasıl sorguladım" adlı bir kitap yazdıktan sonra tehditlerin arttığını savundu.

"İğne ile öldürülebilir"

Yıldırım, "Terör örgütlerinin hedefe halindedir. Bu gerekçeyle kendisi GATA Askeri Hastanesi'ne gitmek istiyor. Sivil devlet ve üniversite hastanelerinde aralarına karışacak terör mensuplarınca doktor, hemşire kılığında iğne ile öldürülmesi mümkündür" dedi.

Ataman Yıldırım dilekçesinde, "Atilla Albayım (Uğur) Kaşif Bey'in ölümünden sonra kesinlikle Silivri Devlet Hastanesi'ne gitmeyi kabul etmiyor. Silivri Devlet Hastanesi'nde ölmek yerine koğuşta ölmeyi tercih ediyor. Her gün gözümün önünde eriyor. Ben Atilla Albay'ı Çapa'ya gitmeye ikna ettim. Her gün gözümün önünde eriyor. Kendisinin Çapa'ya sevki için mahkemeye talepte bulunuyorum. Koğuşta ikinci bir ölüm istemiyorum" diye devam etti. Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, Hasan Ataman Yıldırım'ın koğuş arkadaşı emekli Albay Atilla Uğur'un sağlık durumuna ilişkin dilekçesini cezaevi yönetimine gönderdiklerini, cezaevi yönetiminin gereğini yapacağını söyledi."

Bu haber 493 kere okundu.
    
Bu Habere Oy Ver :
Diğer Haberler
  • Horlamanın kanserle ilişkisi ne? - 22.05.2012 00:25:16
  • Kolon kanserinde iyi haber - 21.05.2012 23:50:16
  • Üç doktor daha darp edildi - 21.05.2012 23:21:55
  • Sınav döneminde beslenme - 21.05.2012 19:21:42
  • Dukan Diyeti, Dukan’ı bitirdi - 21.05.2012 15:11:03
  • Eczacılık Yasası - 21.05.2012 14:11:17
  • Alzheimer’ı bitirme planı! - 21.05.2012 13:34:36
  • İşte nakledilen yüz - 18.05.2012 18:27:56
  • Atilla Kavdır’ın ölümü enfeksiyondan - 18.05.2012 17:03:09
  • Reçeteyi yanlış yazan doktorlar! - 16.05.2012 11:47:39
  • Ana Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Anket | Künye | RSS | Reklam

    Copyright © 2009 Sağlıkta Gündem