|
Sağlığınızı bozan ne varsa yazabilirsiniz... |
Sık görülen bir sağlık sorunu olan göz tansiyonu konusunda Göz Vakfı hekimlerinden Opr. Dr Mitat Altuğ bilgi verdi.
Glokomun bebeklerde de görülebildiğini belirten Altuğ, şunları söyledi:
Yaklaşık olarak yenidoğan her 10-15 bin bebekten 1’inde doğumsal glokom tespit edilir. Olguların %80’i ilk yaş içinde ortaya çıkar.
Bu başlık altında birkaç tip glokomdan bahsedilebilir. Yaşamın ilk günlerinde doğumdan hemen sonra görülen form ” konjenital (doğumsal) glokom’’ olarak adlandırılır. Eğer ilk bir kaç yılda görülürse “infantil (bebeklik dönemi) glokom”, eğer 3 yaşından sonra ortaya çıkarsa “jüvenil (genç erişkin) glokom” olarak tanımlıyoruz.
Kalıtımın Rolü Nedir?
Kalıtıma bağlıgeçiş %10 oranında olup; olguların %90’ı ise çok etkenli olarak ortaya çıkar.
Bebeklerde Göz Tansiyonu Neden Olur?
Göz içinde üretilen sıvıyı (aközü) gözün dışına taşıyacak kanal sisteminde anne karnındaki dönemde herhangi bir nedene bağlı olarak yeterli gelişme olmaz ise bu sıvı göz içinde birikecek ve bu da göz içindeki basıncı arttıracaktır.
Bu dönemde göz içi basıncı artışına bağlı olarak görme siniri süratle çukurlaşır. Ancak erişkinden farklı olarak göz tansiyonunormal değerlerine düşürülecek olursa hızlı bir iyileşme görülür. Ama tedavide yetersiz ya da geç kalınacak olunursa görme sinirinde geriye dönüşümsüz hasar oluşacaktır.
Doğumsal Glokom Belirtileri
Erişkinlerde sinsi bir şekilde ilerleyen glokomun aksine bebeklerde gelişen glokom genellikle belirti verir.
Bu dönemdeki glokomun klasik üçlü bulgusu: göz yaşarması, ışık hassasiyeti ve gözleri kısmaktır.
Ayrıca bazı bebeklerde göz küresinin ve önündeki saydam dokunun ( kornea ) büyük olması ( buftalmi = öküz gözü ) ve bazı bebeklerde de dışarıdan fark edilebilecek derecede gelişen kornea bulanıklığı doğumsal glokoma eşlik edebilir. Bebeklerde gözü saran dış örtü henüz sertleşmemiş olduğundan artan göz içi basıncın görme siniri üzerine baskı yapmaması için adeta bir koruma mekanizması olarak göz küresi genişler. Böylece yeni doğan bebekler iri gözlü olarak doğarlar. Ancak 3 yaşından sonra artık göz kabuğu sertleşmiş olduğundan artan göz içi basıncı böyle bir büyümeye yol açmaz.
Doğumsal glokomda görülebilen kornea bulanıklığıbaşka diğer sebeplerle de ortaya çıkabilir. Bunlar arasında doğum travmasına bağlı korneahasarlanması, ateşli hastalıklara bağlı doğumsal kornea iltihaplanmaları, bazı metabolik hastalıklar, kornea endoteltabakasındaki hücrelerindoğumsal yetersizliklerine bağlı korneada sıvı toplantısı sayılabilir.
Ayrıca doğumsal glokomda rastlayabildiğimiz büyük korneayımegalokornea adı verilen özel ve nadir durumlarda, ya da yüksek miyopidede görebiliyoruz.
Gözlerde doğuştan gelen sulanma ise doğuştan gözyaşı kanalı tıkanıklığınabağlı olarak da gelişebilir.
Doğumsal Glokomun Tedavisi:
Doğumsal glokom tedavide geç kalındığında kalıcı görme kaybına neden olur. Glokomun bu formunda sıklıkla açı anomalileri de eşlik ettiği için ilaç tedavisine genellikle dirençlidir. Bu nedenle cerrahi tedavide ilk basamaktır. Sonrasında göz içi basınç durumuna göre ilaç tedavisi gerekebilir. Ancak tedavisi zordur, birden fazla cerrahi müdahale gerekebilir.
Doğumsal glokom tedavisinde hedef sadece göz tansiyonunu düşürmek olmamalıdır. Hastaların eşlik eden görme tembelliği, şaşılık, yüksek miyopi veya astigmatizma gibi kırmakusurları ile de mücadele edilmelidir.
Bazı tip doğumsal glokomlu hastalarda dış yüz bozuklukları, işitme problemleri, böbrek üstü bezi tümörü, zihinsel gerilik gibi başka sistemik rahatsızlıklar eşlik edebilir. Bunların da değerlendirmesi yapılmalıdır.
SON SÖZ:
Bebeklerindedoğuştan göz tansiyonu rahatsızlığı olduğunu öğrenmek anne baba için çok üzücü olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki doğumsal veya yaşamın erken dönemlerinde rastlayabildiğimiz diğer glokom türlerinin tedavisi vardır. Tedaviye ne kadar erken başlanırsasonuçlar o kadar başarılı ve görsel kayıplarda o denli az olacaktır.
Bu nedenle anne babaların yanısıra bebeğin doğumunu ve ilk muayenelerini gerçekleştirecek kadın doğum uzmanı ve çocuk hastalıkları doktorlarının da bu hastalık hakkında bilgi sahibi olmaları ve şüphe halinde bebeği bir çocuk göz hastalıkları uzmanının kontrolüne göndermeleri çok önemlidir.
Ayrıca aileler çocuklarını 0-6 yaş arasında iken herhangi bir rahatsızlıkları olmasa bile en az bir kez göz doktoruna götürerek kontrolden geçirmelidirler.

Copyright © 2009 Sağlıkta Gündem