Sağlığınızı bozan ne varsa yazabilirsiniz...
GÖRÜŞLER için İletişim formunu doldurunuz.

11 Haziran 2026 Perşembe
16:13
HAVA
DURUMU

 

  
'Aile hekimleriyle sağlık ticarileşiyor’
“Aile hekimliği uygulamasının birinci yıldönümü” nedeniyle yapılan açıklamada, hekimlerin birbirleriyle rekabet eder duruma getirildikleri, reçetelerin paralı olacağı belirtildi.
14.12.2011

Türkiye genelinde aile hekimliği uygulamasının birinci yılını doldurması nedeniyle Türk Tabipleri Birliği Pratisyen Hekimler Kolu tarafından yapılan değerlendirmede, 21 bin aile hekiminin görev yaptıkları yerlerin “21 bin küçük muayenehaneye dönüştüğü” belirtildi.
Uygulamanın hekimlere “hayal kırıklığı ve kayıp” getirdiği öne sürülen değerlendirmede geçen yılların sağlığın ticarileşmesine hazırlık süreci olduğu ifade edildi.

Açıklamada özetle şöyle denildi:

1.Sağlık alanında yapılan bütün yasal değişiklikler ve uygulamalar sağlık hizmetinin paralı ve pahalı hale getirilmesine yöneliktir. Bütün sağlık alanlarının kar alanlarına dönüştürülmesine yöneliktir. Aile hekimliği uygulaması da bütün gizleme, yalanlama çabalarına rağmen birinci basamak sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi, taşeronlaştırılmasıdır. Muayenehanelere karşı olduğunu her fırsatta dile getiren bakanın düzenlemeleri sonucu 21.000 küçük küçük muayenehane oluştu.

2. Yurttaşlar son Sağlık Uygulama Tebliği(SUT) değişikliği ile aile hekimlerinin yazacağı her reçete için 3 TL bedel ödemeye başlayacaklardır. Ayrıca her kalem ilaç için 3 TL’ye kadar ödeme yapılması gündemdedir. Bu düzenlemeler ve 2012 yılı itibariyle gündeme gelecek prim ödeme, artan katkı payı ödemeleri gibi uygulamalarla artık bakanlığın eli vatandaşın cebinde olacak.

3. Aile hekimleri kaygı duyuyor. Birbirleriyle rekabet halindeler. Kamu çalışanı oldukları söyleniyor, elektriği, suyu, yakıtı, kirayı, zorunlu meszleki sigorta primini kendileri ödüyor. Bakanlığın gözünde özel hekim durumundalar.

4. Çoğu başka seçenek kalmadığı için aile hekimliğini sevmek zorunda kalmışlardır. Başlangıçta ortaya konulan ücret, bir yılda çeşitli nedenlerle inmiştir. Olumsuz etkilenen hekim sayısı artmaktadır.

5- Akıla ziyan ceza puanları, tehditlerle; sözleşme feshi kaygısıyla aile hekimliği yapanlar bir cendereye sokulmuşlardır.

6-Yıllardır bir ekiple hizmet veren hekimler, niteliği sistem tarafından önemsenmeyen bir“aile sağlığı elemanı” ile hizmet vermek zorunda bırakılmışlardır. Ancak maaşını ödemek kaydıyla başka “elemanlar” da çalıştırabilmektedirler.

7-Aile hekimliği yapan arkadaşlarımız işletme, ticaret, rekabet, muhasebe vb. konularını da en az hekimlik kadar bilmek zorunda bırakılmakta; aksi halde kaybeden olmak zorunda kalmaktadırlar.

8-Aile hekimleri 5-7 günlük “uyum” eğitimi dışında bir eğitimi “hala” almamışlardır. Geçen 7 yıl dikkate alınırsa sadece bu eğitimle emekliliğini tamamlayacak arkadaşlarımızı görmek mümkün olabilecektir.

9-3500- 4000 kişiye koruyucu sağlık hizmeti, birinci basamak tedavi hizmeti, sağlık eğitimi, gezici sağlık hizmeti ve evde bakım hizmeti ile idarenin yüklediği diğer iş yükünün iki kişilik bir kadroyla kaldırılmasını, yürütülmesini beklemek hayaldir.

10-Hekimlere her semtte aynı ücreti ve cari gider ödemesini yaparken, daha lüks semtler için fahiş kiralar belirlemek, sağlık ocaklarının çoğu bağış araç gerecini fahiş fiyatlara kiralamak, satmak Bakanlığın hizmet değil ticaret anlayışıyla yaklaşımının göstergesidir.

11- Toplum Sağlığı Merkezlerini sayı ve kadro olarak güçsüz bırakarak TSM’lerin yapması gereken birçok işi de Aile Sağlığı Merkezlerinin üstüne yıkmak; iki kuruluşun görev tanımlarını net ortaya koymamaktan dolayı buralardaki hekim ve sağlık çalışanları gereksiz yere karşı karşıya getirmektedir.

12-Birçok yerde aile hekimlerine acil ve adli nöbetlerin yüklenmesi keyfi ve haksız bir uygulamadır.

13- Aile hekimliği uygulamasıyla birlikte 1. Basamakta son derece önemli işlevi olan Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezleri, Verem Savaş Dispanserleri, Kurum Hekimlikleri, 112 Acil Servis istasyonları gibi kuruluşların hem yetişmiş hekim sayıları son derece azalmış, hem sayıları azalmış, hem de çok önemli işlevlerinden çok geri noktalara düşürülmüşlerdir.

TTB Pratisyen Hekimler Kolu tarafından yapılan açıklamanın son bölümünde şöyle denildi:
“Birinci basamak sağlık hizmetlerinin bir ekip hizmeti olarak, bölge tabanlı, sürekli, etkili, ulaşılabilir, eşit, kapsayıcı, bütüncül bir sağlık hizmeti olarak kamu eliyle ücretsiz sunulmasının gereğini savunmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade etmek isteriz. Çünkü Türk Tabipleri Birliği Yasası’ndan gelen birinci vazifemiz ‘…hekimliğin kamu ve kişi yararına uygulanıp geliştirilmesini sağlamak ve meslek mensuplarının hak ve yararlarını korumak’tır.”

Bu haber 1520 kere okundu.
    
Bu Habere Oy Ver :
Toplam 1 ziyaretçiden 1 puan
Diğer Haberler
  • Bebeklerde de görülebilir - 17.3.2026 14:18:34
  • "Devletin memuru yoksul olamaz" - 9.7.2023 15:14:07
  • Alzheimer nedir? Kimlerde görülür? - 10.9.2022 00:17:02
  • Kalp krizinde 112'yi arama süresi uzadı - 30.9.2021 12:20:33
  • Kronik migrenle mücadele kampanyası başlatıldı - 28.6.2021 12:26:28
  • Korona virüs göz sağlığını da vurdu - 2.2.2021 11:44:17
  • Sağlık habercilerinden aşı haberi uyarısı - 27.1.2021 13:33:09
  • Yakın temaslılarda karantina süresi değişti - 9.12.2020 09:51:52
  • Korona virüs saç da döküyor - 9.12.2020 09:36:01
  • Yaşlanma karşıtı dermokozmetikler cilt kalitesini iyileştiriyor - 7.12.2020 15:38:41
  • Ana Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Anket | Künye | RSS | Reklam

    Copyright © 2009 Sağlıkta Gündem