Sağlığınızı bozan ne varsa yazabilirsiniz...
GÖRÜŞLER için İletişim formunu doldurunuz.

11 Haziran 2026 Perşembe
01:10
HAVA
DURUMU

 

  
Özel hastanelerde fırtınaya beş var
Özelde sendikalaşma çalışmaları hızlandı. Tam Gün yasasıyla gündeme gelen “sağlık çalışanları çalışma süreleri” ile ilgili tartışma “özel”e sıçradı. Konu içten içe büyüyen bir soruna dönüşüyor.
31.8.2010

Tam Gün yasasının sağlık çalışanları açısından getirdiği en önemli değişikliklerden biri olan “günde 8, haftada 40 saat çalışma süresi” uygulamadaki yorum farklılıkları nedeniyle radikal bir tartışmayı da beraberinde getirdi.
Yasadaki bu hüküm, 28 yıldır uygulanmakta olan ve sağlık çalışanları tarafından “ 12 Eylül yönetiminin sağlık çalışanlarına verdiği ceza” olarak tanımlanan günde 9, haftada 45 saat çalışmayı, istenen düzeye indirmiş oldu. Ancak, 8 saatlik çalışma sürecinde verilen 1 saatlik yasal molanın kurum içinde geçirilmesi zorunluluğu, günde 9, haftada 45 saat uygulamasına dönüş olarak yorumlandı. Türk Tabipleri Birliği ve sağlık çalışanları kuruluşları bu uygulamaya tepki gösterdiler.
Sağlık çalışanlarının tepkileri sürüyor, bir yandan da bu konuyla ilgili yargı süreci işliyor.

ÖZEL HASTANELER
Çalışma süreleriyle ilgili bu tartışmalar, Tam Gün yasası kapsamındaki kamuya ait kuruluşlarda görev yapan sağlık çalışanlarını kapsıyor. Ancak, kamudaki sağlık çalışanlarının haklarıyla ilgili tartışmalar özel sektördeki sağlıkçıları da yakından ilgilendiriyor.
Özel sektörde çalışan sağlıkçılar “günde 8 saat hizmet bizim için lüks sayılır” ifadesini kullanıyorlar.
Bazı özel hastanelerde haftalık çalışma sürelerinin 50 saatin üzerinde olduğu öne sürülüyor. Buna bağlı olarak da özel hastanelerde çalışan yardımcı sağlık personelinin kamuya geçiş için fırsat kolladıkları belirtiliyor. Ayrıca döner sermaye ek ödemelerinin varlığı ve iş güvencesi de kamuya geçmeyi özendiren diğer nedenleri oluşturuyor.
Sağlık çalışanları açısından birkaç özel hastane dışında genel olarak çalışma koşullarının devlet hastanelerinden daha ağır olduğu öne sürülüyor.

PEKİ NEDEN BÖYLE?
Özel sektördeki sağlık çalışanlarının kamudakilerden daha ağır koşullarda çalışmak zorunda kalmalarının örgütlenme sorunundan kaynaklandığı öne sürülüyor. Özel hastanelerdeki personelin herhangi bir sendikaya üye olmasına olanak verilmediği belirtiliyor.
Bu da toplu hak arama olanağını ortadan kaldırıyor.
Hekim dışındaki sağlık çalışanlarının çalışma koşullarıyla ilgili sessiz kalmalarının başında işsiz kalma korkusunun geldiği belirtiliyor. Aynı zamanda sağlık personelinin örgütlenmesinin önündeki en büyük engelin de bu olduğu ifade ediliyor.
Ancak, kamudaki son gelişmelerin özel hastanelerde “örgütlenme” fikrinin giderek yaygınlaştırdığı öne sürülüyor.

ÇOK ÇALIŞTIRILMA SEBEBİ
Hastanelerde “fazla çalıştırılma” nedenlerinin başında “personel azlığı” geliyor. Personel yetersizliği ise hasta sayısındaki artmaya bağlı olarak ortaya çıkıyor.
Konunun uzmanları bununla ilgili olarak şu bilgileri veriyorlar:
“Hastane personeli yatak sayısı, ortalama yatış süresi, hizmet alanı gibi belirleyici etkenlerle oluşur. Ancak, bu sayı genellikle minimumda tutulur. Belirleyici etkenlere göre standardın altında olup olmadıkları kontrol edildiği için bunu sağlamak zorundadırlar. Bütün göstergeler yasal gereksinmelere uygunluğu sağlayacak sayıdadır. Minimumdaki sayının optimum hizmet verebilmesi için fazla mesai gerekir. Faza mesai, fazla ödeme demektir. Birçok yerde fazla mesai normal çalışma süresi gibi gösterilmeye çalışılır. Bu sorun elbette bireysel tepkilerle çözümlenecek bir sorun değildir. 300 personel 8 yerine 9 saat çalışacak olsa günde 300 saatlik işgücü işletme lehine kullanılmış demektir. Hastane işletmesinden sorumlu kişiler hastanelerin üst yönetimlerine bu 300 saatlik kazanımı başarı olarak sunarlar. Ki, günde 300 saat yılda 300 x 365 saat demektir. Genellikle bu süre ‘kurumda bulunma’ süresidir ve üretime katkısı aynı oranda değildir.”
Kurum ne kazanıyor?
“Buruda şekilsel bir kazanım vardır. Reel kazanç olduğu söylenemez. Genellikle işletmeci örnekteki 300 saati ucuza almış olduğunu göstermekle övünür. Muhtemelen global anlamda kurum kazanmıyor belki de kaybediyordur. Çünkü, bu tür, kurumda bulunmaya zorlayıcı haller üretkenliği bitirir. Birey angarya saydığı süreyi mutsuz geçirir, verimsiz geçirir. Çok çalışıp az kazandığı duygusu gelişir. Boş yere kurumda tutulduğu duygusu yaşarken, hastaya ve hasta yakınına ilgisi düşebilir. Kuruma bağlılığı azalır. O nedenle bu fazla zamanların fazla mesai olarak bedelinin ödenmesi gerekir. Fazla mesainin de aylık ve yıllık miktarlarının ne olabileceği yasalarla belirlenmiştir. Çok yerde bu sınırlar ölçüsüz şekilde aşılıyor.”

ÖRGÜTLENME NE GETİRECEK?
Özel hastanelerde sağlık çalışanlarının örgütlenmesi durumunda çalışma zamanlarının toplu görüşmelerle olması gereken sınırlara çekileceği belirtiliyor.
İşveren baskısıyla ve “işsiz kalma korkusuyla” yapılan fazla çalışmaların bedelinin alınacağı ifade ediliyor. Kamuda devreye giren ek ödemeler benzeri ek kazançlar sağlanabileceği öne sürülüyor.
Bunlar ve daha fazlası son haftalarda özel hastane çalışanlarının gündemini oluşturuyor. Örgütlenme konusunda toplu adım atma sürecine henüz gelinmediği, ancak özel hastanelerde kadrolu çalışanlar arasında örgütlenme girişimlerinin sürdüğü belirtiliyor.

TAZMİNAT HAKLARI VAR
Bugünkü uygulamanın sağlık çalışanlarına ciddi tazminat hakkı sağladığı öne sürülüyor. Bu konudaki görüşler şöyle:
“Hastanelerde bireysel çalışma saatleri kayıt altına alınıyor. Bu kayıtlar da elektronik cihazlarla tutuluyor. Giriş çıkışlar kimlik kartlarıyla kontrol ediliyor. İşverenin çalışanları kontrol için geliştirdiği süre belirleme yöntemleri aslında bedeli ödenmemiş fazla mesailerin kanıtını oluşturuyor. Bugün birçok hastanede çalışma süreleriyle ödemeler arasında dengesizlik olduğu söylenebilir. Haksız işten çıkarmalarda çıkarılan kişi dava açması durumunda genelde bu haklarını alabiliyor. Ama çok zaman da kayıtlara bakılmadan verilen tazminatlarla yetiniliyor. Açıkçası hastane işletmecileri giriş çıkış saatlerini kayıt altına alırken kendilerini kontrol altına almış oluyorlar. Ödemedikleri fazla çalışmalar, bu kayıtlarda görülüyor.”

TAŞERON HİZMETLERİ
Sağlık sektöründe kamuda olduğu gibi özel sektörde de destek hizmetleri dışarıdan satın alınıyor. Bu bir ölçüde işverenin sorumluluğunun paylaşılması anlamına geliyor. Ancak, sağlık hizmetleri doğrudan kurumun kadrolu personeli tarafından verildiği için sağlık çalışanlarının örgütlenmeleri taşeron hizmetlerinden bağımsız değerlendiriliyor.
Genellikle temizlik, ulaşım, iletişim, güvenlik hizmetlerinde devreye giren taşeron firmaların, bu yolla yardımcı sağlık personeli açığının kapatılmasına da örtülü destek oldukları iddia ediliyor. Kurum içi örgütlenme durumunda bu tür saklı hizmetlerin de ortadan kalkacağı bildiriliyor.

ÖZEL HASTANELER NEDEN TEDİRGİN?
Özel hastanelerde örgütlenme çalışmalarının hızlanması, karşı önlem arayışlarını da beraberinde getiriyor. Sağlık çalışanlarının sendikalı duruma gelmeleri halinde personel giderlerinin yüzde 100 oranında artabileceği öne sürülüyor. Örgütlenmeyle bugün asgari ücretle çalışma durumundaki sağlık personelinin reel ücretli duruma getirileceği ve sosyal hakların ekleneceği belirtiliyor. Özel hastane çalışanlarının ücretler, çalışma süreleri ve izin hakları açısından en az kamu kuruluşları çalışanlarının düzeyine gelecekleri ifade ediliyor.

Bu haber 2291 kere okundu.
    
Bu Habere Oy Ver :
Toplam 3 ziyaretçiden 5 puan
Diğer Haberler
  • Pfizer Türkiye’nin Hukuk Direktörü - 13.7.2023 22:41:39
  • "Devletin memuru yoksul olamaz" - 9.7.2023 15:14:07
  • Alzheimer nedir? Kimlerde görülür? - 10.9.2022 00:17:02
  • Kalp krizinde 112'yi arama süresi uzadı - 30.9.2021 12:20:33
  • Kronik migrenle mücadele kampanyası başlatıldı - 28.6.2021 12:26:28
  • Korona virüs göz sağlığını da vurdu - 2.2.2021 11:44:17
  • Sağlık habercilerinden aşı haberi uyarısı - 27.1.2021 13:33:09
  • Yakın temaslılarda karantina süresi değişti - 9.12.2020 09:51:52
  • Korona virüs saç da döküyor - 9.12.2020 09:36:01
  • Yaşlanma karşıtı dermokozmetikler cilt kalitesini iyileştiriyor - 7.12.2020 15:38:41
  • Ana Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Anket | Künye | RSS | Reklam

    Copyright © 2009 Sağlıkta Gündem