|
Sağlığınızı bozan ne varsa yazabilirsiniz... |
İSTANBUL-Türkiye'de sık görülen bir sağlık sorunu olan taş hastalığının tedavisinde beslenme de önemli bir rol oynuyor. Araştırmalar Türkiye'de en sık “kalsiyum oksalat” taşlarının görüldüğünü gösteriyor.
Acıbadem Fulya Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Sinan Zeren, taşların idrar yolları içinde oluşmasına engel olan sitrat maddesinin bazı hastaların idrarında daha az olduğunu, bu nedenle hastalara bol bol limonata ve portakal uyu içmelerini önerdiklerini belirtiyor ve ekliyor:
“Portakal suyu ve limonata idrar sitratını artırarak taş oluşumunu engelliyor. Fazla tuzlu yemek idrarla kalsiyum atılımını artırıyor, hayvansal gıdayı çok tüketmek de taş oluşumunu artırıyor. Oksalattan zengin gıdalar çilek, armut, domates, çikolata, bamya, kuruyemiş, çay ve kahvenin çok tüketilmesi taşları artırıyor.”
Böbrek taşını önlemenin yolu bol su içmekten geçiyor. Bu sayede kum yapıcı etki engelleniyor. Oluşan kristaller bol su içince birbirine yapışmaya fırsat bulamadan vücuttan atılıyor. Prof. Dr. Sinan Zeren, taş oluşumunu çaya bol şeker atmaya benzeterek şöyle tarif ediyor:
“Çaya bir veya iki şeker attığımızda karıştırıyoruz ve eriyor. Ama 10 tane atınca bir kısmı erdikten sonra kalanlar dibe çöküyor, erimiyor. İdrara karışan taş oluşturucu maddeler de fazla olduğunda benzer şekilde çökmeler başlıyor, çok çökerse sorun oluyor, birbirine yapışıyor, taşlaşmaya başlıyor. Eğer taş toplu iğne başı kadarsa hastalar rahatlıkla düşürebiliyor. Yarım santimetreye kadar olan taşlar da yüzde 50 oranında düşebiliyor. Hastalara küçük taşları bol su ve hareketle kendi başınıza düşürmeye çalışın diyoruz. Taş büyükse yolda takılıyor, böbrek devamlı idrar ürettiğinden taşın gerisinde basınç artıyor ve ağrı oluşuyor. Hasta aslında taşı değil, gerisindeki artan basınç nedeniyle oluşan şiddetli ağrıyı hissediyor. Taşın türüne göre de nüks artabiliyor, bazı taşlar fazlaca nüksederken daha nadir görülen bazı tür taşlar, çok daha sık nüksediyor.”
TAŞ TEDAVİSİ NASIL YAPILIYOR?
Prof. Dr. Sinan Zeren, 1-1,5 cm boyutundaki taşların eğer çok sert değilse şok dalga tedavisiyle kırılabileceğini, ancak bu yöntemin uygulanacağı hastaların çok iyi seçilmesi gerektiğini söylüyor. Bu yöntemin başarısız olduğu ya da uygun olmadığı durumlarda ve daha büyük taşlarda ise genellikle laparoskopik ameliyata benzetilen ama aslında çok farklı olan “perkütan ameliyat” denilen bir yöntemin kullanıldığını belirtiyor. Taş tedavisinde kullanılan başlıca seçenekler şöyle:
ŞOK DALGASI: Şok dalga tedavisi dışarıdan gönderilen ses dalgalarının böbrek taşına odaklanması şeklinde uygulanıyor. Bu yöntemin uygulanabilmesi için taşların çok sert olmaması ve idrar yollarının kırılacak taşların rahat düşebileceği yapıda olması gerekiyor.
CERRAHİ MÜDAHALE: İdrar yolundan girilerek yapılan ameliyatlarda çok ince çaplı aletlerin kullanımıyla taşlara ulaşılıyor ve lazer ve benzeri cihazların yardımı ile taşlar kırılıp temizleniyor. Özel bazı cihazlar kullanıldığında böbreğin içindeki küçük odacıklara kadar ulaşıp bu bölgelerdeki taşları temizlemek mümkün.
PERKÜTAN CERRAHİ: Bu ameliyat türünde ise sırtın yan tarafında yapılan yaklaşık 1cm.lik bir kesi yerinden böbreğin içine yerleştirilen çok küçük bir borucukla taşlara ulaşıldıktan sonra görerek kırılması ve çıkarılmasına imkan sağlıyor. Böbrek içine uygun yerden dikkatli bir şekilde girildiğinde taşların önemli bir kısmının temizlenmesi nispeten rahat olsa da böbrek içine dağılmış taşların aynı borucuk içinden temizlenmesi daha özel cihazlar ve deneyim gerektiriyor. Uçları yönlendirilebilir bu cihazlar yardımı ile böbreğin her kıvrımının içine girebilmek mümkün oluyor ve ulaşılan taşlar lazer enerjisi kullanılarak kırılıp çıkarılıyor.

Copyright © 2009 Sağlıkta Gündem