|
Sağlığınızı bozan ne varsa yazabilirsiniz... |
İSTANBUL-Sağlık alanında uzmanlaşan iletişimcilerinden biri olan Kadriye Yılmaz'ın geçmişinde 8 yıl süren bir sağlık haberciliği deneyimi var. Önce gazetecilik olarak başlayan meslek serüveni, sonra hastane halkla ilişkiler müdürlüğü olarak devam etti. Şimdi ise 9 yıl önce kurduğu Üçgen isimli şirketiyle medya ve halkla ilişkilerini üstlendiği şirketlerin arasında ortak bir dil oluşturmaya çalışıyor.
Müşterilerinin haberlerini gazete ya da tv'de gördüğünde gazetecilik döneminde haberinin çıkmasına sevindiği kadar da seviniyor.
KARŞILIKLI OLARAK SINIRLARA ÖZEN GÖSTERİLMİYOR
* Gazeteciyken halkla ilişkiler sektörünün temsilcileriyle nasıl bir ilişkiniz vardı, uyum sorunu yaşıyor muydunuz, sınırlarınıza özen gösteriliyor mu?
- Sağlık muhabirliğine 1990'lı yılların başında başlamıştım. O zamanlar değil haber almak tek tek hocaların ayağına bizler gidiyorduk, o yıllarda haber aslanın ağzındaydı. Benim muhabirlik yaptığım dönemlerinde çok az özel hastane vardı ki, onların yöneticileri ile de karşılıklı birbirimize son derece saygılıydık. O tarihlerde sağlık haberi yaparken değil Doçent mutlaka görüş aldığımız doktorların Profesör olması istenirdi. O yüzden bizlerde genellikle üniversitedeki hocalarla işbirliği içindeydik. Hem onlar hem de biz karşılıklı olarak sınırlarımıza çok hem de çok özen gösteriyorduk. Şimdi her iki tarafın da bu sınırlara özen göstermediğini düşünüyorum. Halkla İlişkiler sektörünü 5 yıllık dilimler halinde değerlendirmek gerekirse, sektörün hızla değiştiğini gözlemlediğimi söyleyebilirim. Günümüzde halkla ilişikiler şrketlerinin de gazetecilerin de değil uyum içinde çalışmak, birbirlerine saygısı kalmadığını düşünüyorum.
GAZETECİLER PR'CILARI STRES TOPU OLARAK GÖRÜYOR
* Sizce gazeteciler PR yapan kişileri nasıl görüyor?
- Gazetecilerin, PR'cıları stres topu olarak gördüğünü, özel hayatlarında veya işyerlerinde yaşadıkları sorunları PR'cılara yansıtarak deşarj olduklarını düşünüyorum. Öte yandan sektörde PR şirketleri mantar gibi çoğalması ve rekabetin artması sonucu elaman kalitesinde düşüş yaşanmasına neden oldu. Gerek halkla ilişkiler firmaları, gerekse bağımsız olarak halkla ilişkiler danışmanlığı yapan kişilerin karşısındaki gazeteci ile profesyonel ilişki kurma konusunda kötü deneyimlere neden olduğunu görüyor ve duyuyoruz. PR şirketlerinin yönetici ve çalışanlarının bu konuda daha dikkatli, özenli ve gazetecilerin çalışma koşullarının farkında olmaları gerekiyor.
Aslında birbirini besleyen iki sektörü olan medya ve halkla ilişkiler sektörü çalışanları arasında yaşanan tatsız ilişkiler konusuna çözüm bulunmaması halinde, bu sorunun giderek daha da büyüyeceğini düşünüyorum.
MÜŞTERİNİN HABERİNİN ÇIKMASI GAZETEDE İMZAMIN ÇIKMASI KADAR KEYİFLİ
* Sağlık haberciliğinden sağlık iletişimciliğine geçiş yaptınız. Ne tip farklılıklar gözlediniz? Uyum sorunu yaşadınız mı?
- Masanın diğer tarafında iken, yani haber yaptıran tarafı olmak tabi ki çok farklı. Ama, 'sektör değiştirdiğinde uyum sorunu yaşadınız mı'
diye sorarsanız ben yaşamadım. Müşterilerimizin haberini gazete sayfalarında gördüğümde ise tıpkı gazetede imzam çıkmış kadar çok seviniyorum. Hala da öyleyim, bu his hiç bitmiyor. Çünkü o haber için bir şekilde emek veriyorum, veriyoruz. Hatta bazen çok önem verdiğimiz bir haber çok güzel çıkmışsa, gazeteye bütün gün masamda durur ve bakarım.
GÜVENMEDİĞİMİZ KURUMLARI TEMSİL ETMİYORUZ
* Sağlık iletişiminin farklı olduğunu düşünüyor musunuz? Geçmişte gazetecilik yaptığınız için meslektaşlarınızla ilişkilerde nelere özen gösteriyorsunuz?
- Sağlık iletişiminin kesinlikle diğerlerinde farklı. Öncelikle sağlık haberciliğinin diğer haberlerden çok farklı bir dili vardır. Haber yazarken yapacağınız en küçük bir hatanın hem size hem de müşterinize yansıyacak cezaları var. "İlk", "tek" gibi kelimeleri yazmamaya özen gösteriyoruz. Sağlık haberciliği insan hayatını etkileyen bir konu, o yüzden işinizi yaparken, etik kurallarınızın olması gerekli. Ayrıca gazetelerde en çok okunan haberlerin başında sağlık haberleri olduğu düşünülürse, gerçekten gazetecilerin ve biz sağlık PR'cılarının çok dikkat etmesi gerekiyor. Üçgen iletişimi kuralı 10 yılı aşkın süre içinde PR yapmak isteyen birçok hekimi ve sağlık grubunu geri çevirdik. Biz insan sağlığının paradan çok daha önemli olduğunu düşünüyoruz. Benim ve ekibimin güvenmediği bir hekimin veya hastane grubunun nasıl iletişimini yapabiliriz ki.
Sağlık muhabirleri ile ilişkilerimizde ise çok ince bir çizgi var.
Benim haber yaptığım dönemlerde omuz omuza çalıştığım arkadaşlarıma daha sonra yıllarca haber öneren taraf oldum. Tabi bu durumda haberi satmak konusunda bazen çok zorlandığım oluyor. Çünkü yıllar içinde o arkadaşlarım birçok kez bu konuda haber yaptığı için önerdiğimiz habere onlara çekici gelmiyor. Tabi bir de, benim avantajım sağlık muhabirlerinin çoğunu hemen hemen çok yakından tanığım için kişiye özel davranışlarla yaklaşıyorum. Her arkadaşımın hassas yönünü bildiğim için haber konusu önerirken de bunlara ister istemez dikkat ediyorum. Örneğin bir arkadaşıma haber önermek için aradığım zaman bile sesinin kötü olduğunu hissedersem "öylesine aradım" derim ve birkaç gün sonrasını beklerim.
MÜŞTERİLERE MEDYA EĞİTİMİNİ ŞİDDETLE ÖNERİYORUZ
* Sağlık iletişimini üstlendiğiniz kurumları medyayla ilişkiler konusunda nasıl bilgilendiriyorsunuz? Yöntemler temsil edilen kurumun dernek, hastane ya da ilaç şirketi olmasına göre farklılık gösteriyor mu?
- Aslında çok farklılık göstermiyor. Hepsinin ortak amacı istedikleri mesajların kamuoyunda duyurulması. Sağlık iletişimi üslendiğimiz kurumlarla çok düzenli toplantılar yapıyoruz. Her biri neredeyse gazetelerin her sabah yaptıkları haber toplantılarını andırıyor.
Kurum, çıkarmak istediği haberi bize aktardıktan sonra, onun ne şekilde haber olacağını veya niye haber olamayacağını anlatıyoruz.
Medya eğitimini ise müşterilerimize şiddetle öneriyoruz. Bu eğitimi çoğu zaman biz verdiğimiz gibi bazen artık bu işi başarıyla yapan profesyonel ekiplerden yardım alıyoruz. Bu konuda müşterilerimizle ortak bil dil oluşturmaya çalışıyoruz. Müşterilerimizi zaman zaman gazetecilerin çalışma ortamında görmelerini sağlıyoruz. Çünkü gazete ve televizyon binalarının ayrı bir enerjisi olduğunu düşünüyorum ve bu ortamın müşterinin görmesi ve algılaması açısından önemli.
UZMANLAŞMAYAN ŞİRKETLER KAMUOYUNU YANLIŞ YÖNLENDİRİYOR
* Sağlık alanında uzmanlaşmamış şirketlerin yapma ihtimali olduğunu düşündüğünüz temel yanlışlar neler?
- Burada kamuoyu çok yanlış yönlendiriliyor. Bu tip şirketler aracılığıyla bir hastane gerçekte başarılı olmağı bir branş veya ameliyatlarda çok başarılıymış gibi lanse ediliyor. Genellikle de bir sanatçının arkasına sığınarak başarısızlıklarını başarı gibi gösteriyorlar. Bence bu konuda çok ciddi denetimlerin olması gerekiyor. Sağlık Bakanlığı, Tabipler Birliği ve Özel Hastaneler Birliği'nin bu konuda işbirliği yapması gerekir.
MEDYA, SAĞLIK SEKTÖRÜ VE PR ŞİRKETLERİ BİRBİRİNİ BESLEYEN BİR ÜÇLÜ
* Sağlık sektörü, pr şirketleri ve medya temsilcileri arasında sizce ortak bir dil nasıl oluşturulabilir?
- İşin aslı sağlık sektörü, pr şirketleri ve medya temsilcileri birbirini besleyen bir üçlü. Bu üçlünün birbiri olmadan var olması zor. Sağlık sektöründe hizmet veren kurum ve kuruluşların da ellerinde haber değeri konular veya gerçekten alanlarında uluslar arası düzeyde bilgi birikimine sahip değerli hekimler var. Bu kişi ve kuruluşlar medya ile nasıl diyalog kurulacağını bilmiyorlar. Hatta ben bu işe kendi başıma hallerim derken çoğu zaman ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar.
Sonuçta medya temsilcisinin kamuoyunu bilgilendirme ve yöneticisine her gün haber bulma ve önerme sorumluluğu var. Haber de oturduğunuz yerde önünüze gelmez. Sağlık habercilerinin üniversite ve hastane koridorlarında kapı kapı dolaşıp "hocam elinizde ilginç bir konu var mı" diye sorup, çoğu zaman da terslenerek geri çevirdiğini hatırlayan bile yok şimdilerde.
HALKLA İLİŞKİLER SEKTÖRÜNDE DE GAZETECİLİK YAPMIŞ KİŞİLER GÖREV ALMALI
* Geçmişle kıyasladığınızda bugün bir gazetecinin haber sıkıntısı çekmesi mümkün görünüyor mu size?
- Günümüzde gazetecinin elektronik posta kutuları. birçoğu değer taşımasa da her gün yüzlerce haber öneriss ile dolup taşıyor. Artık bırakın haber bulmayı, haber arasında haber seçiyor arkadaşlarımız.
Hatta gazeteci arkadaşlarımızın önüne röportajlar ve fotoğraflar hazır geliyor çoğu zaman. Zamanında haber peşinde koşmuş biri olarak bunun ne büyük bir konfor olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Tabiî ki gerekli gereksiz ve zamansız yapılan haber önerilerinin gazeteci arkadaşlarımızı bunalttığı da bir gerçek. Sağlık sektörü ile medya mensupları arasında ortak bir nokta bularak bir araya getirmesi gereken ise halkla ilişkilerciler. Sağlık kurumları ile halkla ilişkiler firmaları ve gazetecilerin arasında gerçekten etik ve profesyonel bir ilişki kurulması halinde işin taraflarının hayatlarının kolaylaştığına da şüphe yok. Bu nasıl olur derseniz, benim fikrim, halkla ilişkilerler sektöründe özellikle medya ilişkileri yapan arkadaşlarımızın mutlaka medya kuruluşunda çalışmış, gazetecinin dilini ve çalışma ortamını bilen "sahne tozu yutmuş" kişiler olması gerekiyor. Aksi takdirde bu kısır döngü sürüp gider.
KADRİYE YILMAZ KİMDİR?
Gazeteciliğe 1987 yılında Bulvar Gazetesi'nde başladı. Daha sonra uzun yıllar Hürriyet Gazetesi'nde sağlık muhabiri olarak çalıştı. 1995 yılında ise gazetecilik mesleğini bırakarak masanın diğer tarafına yani halkla ilişkiler sektörüne geçti. Beş yıl Alman Hastanesi'nin PR bölümünde çalıştıktan sonra 2000 yılında Üçgen İletişim isminde kendi şirketini kurdu.

Copyright © 2009 Sağlıkta Gündem