Sağlığınızı bozan ne varsa yazabilirsiniz...
GÖRÜŞLER için İletişim formunu doldurunuz.

22 Eylül 2019 Pazar
09:06
HAVA
DURUMU

 

  
Geleneksel tıp da kanıta dayalı olacak
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca geleneksel tıp için klinik araştırmalar yönetmeliğinin yayınlandığını açıkladı. Geleneksel tıpta kullanılacak tüm gıda destekleri de Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılacak.SİBEL GÜNEŞ
10.3.2019

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 54 ilde geleneksel tıp araştırma merkezi, 807 ünite açıldığını 3 bin 350 uzmana geleneksel tıp eğitimi sertifikası verildiğini, kanıta dayalı olması İçin de klinik araştırmalar yönetmenliğinin yayınlandığını duyurdu. Sağlık Bakanlığı geleneksel tıp hizmeti veren hekimlerin reçetelerinin Sağlık Bakanlığı tarafından denetleyeceğini, reçetelere yazılacak  gıda desteklerinin de Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılağını açıkladı. Geleneksel tıp konusunda merdiven altı çalışan 19 kişi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu belirten Sağlık Bakanı Koca, denetimlerin de sıklaştırıldığını belirtti.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 24-27 Nisan tarihleri arasında İstanbul'da, bu yıl 2'ncisi yapılacak Geleneksel Ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi (GETAT) öncesinde düzenlenen basın toplantısında sağlık muhabirleri ile bir araya geldi.

SADECE HEKİMLER UYGULAYACAK

Bakan Koca, geleneksel tıp uygulamalarında Türkiye'de sadece hekimlerin yetkilendirildiğini sadece, müzikoterapi için yardımcı sağlık personeli yetkilendirilebildiğini, osteopatiyi hekim gözetiminde sertifikalı yardımcı sağlık personelinin yapabileceğini açıkladı.

Bakanın verdiği bilgiye göre geleneksel tıp uygulaması Akupunktur, Apiterapi, Fitoterapi, Kupa Terapisi, Hirudoterapi(Sülük tedavisi), Osteopati, Kyropraksi, Refleksoloji, Ozon Terapi, Mezoterapi, Maggotterapi(Larva tedavisi), Müzik Terapi, Homeopati, Hipnoz ve Proloterapi olmak üzere 15 başlık altında yapılacak. Geleneksel Tıp da kanıta dayalı olacak

GETAT Kongresi'nin Cumhurbaşkanlığı himayesinde Emine Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirileceğini söyleyen Bakan Koca,sözlerini şöyle sürdürdü:

“DSÖ 'geleneksel tıp', fiziksel ve ruhsal hastalıklardan korunma, bunlara tanı koyma, iyileştirme veya tedavi etmenin yanında sağlığın iyi sürdürülmesinde de kullanılan, farklı kültürlere özgü teori, inanç ve tecrübelere dayalı bilgi, beceri ve uygulamaların bütünüdür. Önceleri kapalı toplumların kendi etki alanında sınırlı kalan geleneksel tıp, 1990'lardan sonra gelişmiş ülkeler dahil tüm dünyada yaygınlaşmaya başlamıştır. Çok sayıda gelişmiş ülkede toplumun yüzde 70 ila yüzde 80'inin tamamlayıcı tıbbın bir şekline, örneğin akupunktura başvurduğu bilinmektedir."

KONGREYE 2 BİN KİŞİ KATILACAK

Bu yılki ongrede sadece hastalıkların tedavisi için değil, hastalıklardan korunmak ve sağlıklı yaşamak için ihtiyaç duyulan geleneksel tıp yaklaşımlarının da bilimsel çalışmalarla harmanlanacağını vurgulayan Bakan Koca, “Bu seneki ana temamız Kronik Hastalıklarda GETAT Uygulamaları.  Diyabette, obezitede, nörolojik ve psikolojik hastalıklarda, alerjik hastalıklarda, koruyucu hekimlikte, kalp-damar hastalıklarında, Kanserde, kronik ağrılarda ve bağımlılıkta GETAT uygulamaları ele alınacak. Kongremizde apiterapi uygulamalarına ise özel yer verilecek. 2 bin kişiyi aşkın bir katılımın gerçekleşmesi beklenen kongremize 4 davetli ana konuşmacı katkıda bulunacak. 40'ı aşkın panel, sözel ve poster bildiri ve sosyal oturumlarda yaklaşık 50'si yabancı olmak üzere 120'yi aşkın konuşmacının yer alması beklenmektedir" diye konuştu. Kongrede özel yer verilecek apiterapi uygulamalarına da değinen Bakan Koca konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Apiterapi; arı ve arı ürünlerinin koruyucu ve bazı hastalıkların tedavisinde tamamlayıcı uygulama yöntemi olarak kullanılmasıdır. Başlıca arı ürünleri bal, balmumu, arı poleni, propolis, arı sütü ve arı zehridir. Bunlar antioksidan değeri yüksek ürünlerdir ve özellikle bağışıklık sistemini düzenleyici ve destekleyici olarak kullanılmaktadır. Elbette alerjik reaksiyon riski nedeniyle apiterapi çok dikkatli ve yalnızca hekim tavsiyesiyle kullanılabilir. Ülkemiz, arıcılık ve bal üretiminde dünyada Çin'den sonra ikinci sırada yer almaktadır. Türkiye müthiş zengin bir floraya sahip. Ülkemizde yüzlerce tıbbi endemik bitki mevcut. Dolayısıyla bu floranın balı da apiterapi açısından çok değerlidir. Tarım Bakanlığı da ülkesel arıcılık projeleri yürütmekte. Bakanlığımız apiterapiyi de kapsayan bir yönetmelik yayınladı. Örneğine az rastlanır bir şekilde üniversite bünyesinde Apiterapi Uygulama Merkezi var. Bunlara olumlu geri dönüşler geliyor.  Uluslar arası Apiterapi Federasyonu yeni başkanını ülkemizden seçti.
Apipunktur uygulaması; vücutta belirli noktalara arı iğnesi yerleştirilerek yapılan bir uygulamadır. Arı zehri uygulaması ise vücutta belirli noktalara arı zehri bileşiklerinin tamamı veya bir kısmının lokal olarak uygulanmasıdır. Bu uygulama, özellikle kas ve iskelet sistemini etkileyen bazı nörolojik ve romatizmal rahatsızlıklarda yapılmaktadır. Yine yara ve yanık tedavisinde de apiterapi uygulamalarına başvurmak mümkündür. Tıpta öncelikli prensip, zarar vermemektir.  Kontrolsüz, ehil olmayan, tıp eğitimi almamış ellerde yapılan uygulamaları ortadan kaldırmayı amaçlıyoruz. Geleneksel tıp uygulaması adı altında merdiven altı uygulama yapan kişilere cezai müeyyideler uygulanmaktadır."

Bu haber 2583 kere okundu.
    
Bu Habere Oy Ver :
Diğer Haberler
  • Diyabet ve egzersizde iyi haber - 13.05.2019 10:30:09
  • TÜSAP sağlığın finansmanını tartıştı - 05.03.2019 16:11:46
  • Her yıl 180 bin kişi kanser oluyor - 04.02.2019 12:41:41
  • Türkiye'de kanserde gerileme var - 04.02.2019 12:21:29
  • TÜSAP Sağlık Zirvesi yapıldı - 25.12.2018 13:01:16
  • Sindirim kanserleri zirvesi İstanbul'da - 07.12.2018 17:06:59
  • Türkiye'de 8 milyon HIV testi yapılıyor - 29.11.2018 11:29:38
  • TGD: Endoskopiyi eğitim alan yapsın - 26.11.2018 13:30:59
  • KOAH hastası hastalığını bilmiyor - 20.11.2018 16:42:40
  • Kronik hastaların üçte biri ilaç unutkanı - 20.11.2018 11:49:09
  • Ana Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Anket | Künye | RSS | Reklam

    Copyright © 2009 Sağlıkta Gündem