|
Sağlığınızı bozan ne varsa yazabilirsiniz... |
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’in “eczacılardan aldık, emekliye verdik” sözlerine İstanbul Eczacı Odasından tepki geldi.
Bakan Dincer, bazı açıklamalar yaparken, “Geçen sene eczacılarla bir mücadeleye giriştik. Eczacılar kepenk falan kapattı. Biz bu mücadeleyi Bakanlık olarak kazandık. Doğrudan 2,5 milyar tasarruf oldu ve biz onu emeklilere verdik” ifadesini kullandı. İstanbul Eczacı Odası, Bakanın bu sözleriyle ilgili olarak, “Bir Bakan, haklarını korumakla, eşitliğini sağlamakla yükümlü olduğu vatandaşlarının belli bir kesimini ‘düşman’ ilan edemez” denildi.
SORUNLARLA MÜCADELE ETSİN
İstanbul Eczacı Odasının açıklamasında Çalışma Bakanının nelerle mücadele etmesi gerektiği konusunda şu ifadelere yer verildi:
* Bir devlet adamı yolsuzlukla, hırsızlıkla, haksızlıkla, rüşvetle, adam kayırmacılıkla mücadele etmelidir.
* Sendikal hakların tam ve gerektiği gibi kullanılmasını sağlamalıdır.
* Her gün yaşanan ölümlü iş kazalarına karşı önlem alınmasını, ihmali olanlara yaptırım uygulanmasını sağlamalıdır.,
* İş güvenliği, çocuk emeğinin sömürülmesi ile mücadele edilmesinisağlamalıdır.
* Haksızlığa uğrayan, hakkını arayan, demokratik haklarını korumak amacıyla bazı eylemler yapan bir meslek grubu ile mücadele etmek yerine, onların taleplerini dinleyip, sorunlarına hakkaniyet ve eşitlik prensipleri doğrultusunda çözüm üretmelidir.
BAKANA SORULAR
Açıklamada Çalışma Bakanına şu sorular yöneltildi:
* Siz eczacılarla hangi nedenlerle, hangi mücadeleye giriştiniz?
* Bu mücadeleniz esnasında haklarını, hukuklarını gözetmekle yükümlü olduğunuz eczacıların diğerleri ile eşit birer Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu düşündünüz mü?
* Son 3 ayda 300 eczane kapandı. Odamıza her gün onlarca eczacının hayatını söndürecek icra takip kağıtları geldi. Sizin mücadele dediğiniz bu muydu?
* 4 Aralık eyleminden bir gün önce basının önüne çıkıp, “firmalarla anlaştık, eczacıların zararlarını karşılayacaklar” derken gerçeğe aykırı bir beyanda mı bulundunuz? Yoksa zarara uğradıklarını bizzat açıkladığınız eczacıların zarara uğramasına göz yummak mücadelenizin bir parçası mıydı?
DEMOKRASİ AYIBI
İstanbul Eczacı Odası, Bakanın “Mücadele ettik kazandık” sözleriyle ifade ettiği eczacı direnişiyle ilgili olarak şu değerlendirme yapıldı:
“Demokratik haklarını kullanarak 4 Aralık günü eczacıların tamamı eylem yaptı. Bir kişinin dahi bu eylem nedeni ile burnu kanamadı. Siz sözleşmelerimizi fesih ettiniz, ‘eczacılarla tek tek sözleşme yapacağız’ dediniz. Demek tüm bunlar mücadelenizin bir parçasıydı.
Bu yaptıklarınızı yargı hukuka aykırı buldu, yürütmeyi durdurma kararı verdi.
Demokratik bir hukuk devletinde, hak, hukuk ve eşitlik prensipleri çerçevesinde yaklaşmanız gereken eczacıları, mücadele ettiğiniz düşmanlar olarak açıkladınız.
Bu açıklamanız demokrasi tarihimizde bir ayıp olarak yer alacaktır.”
SON KARARI HALKIN VİCDANI VE TARİH VERECEK
Açıklamada, Bakan Dinçer’in tutumuyla eczacılara verilen zararlarla ilgili olarak da şöyle denildi:
“24.000 eczacı ile mücadele ettiğinizi söylediğinizde, onlarla birlikte mağdur olan, eczane çalışanı, bu eczacıların aileleri ile birlikte 100.000 civarında vatandaşınızı rencide etmiş bulunmaktasınız. Zarara uğradığını televizyonlarda açıkladığınız 24.000 vatandaşınıza yaptığınız haksızlığı, ‘kazanmak’ olarak adlandırıyorsunuz.
Biz ise vatandaşlara, eşit, hür bireyler olarak hakkaniyetle yaklaşan, kimsenin bir kuruş hakkını yemeyen, vatandaşları düşman ve dost olarak ayırmayan, bazı vatandaşlarına kin gütmeyen, çağdaş, demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü bir anlayış ile yaklaşanların kazandığını düşünmekteyiz.
Kimin kazandığına dair son kararı ise kamu vicdanı ve tarih verecektir.”

Copyright © 2009 Sağlıkta Gündem