Sağlığınızı bozan ne varsa yazabilirsiniz...
GÖRÜŞLER için İletişim formunu doldurunuz.

18 Ocak 2019 Cuma
21:46
HAVA
DURUMU

 

  
Akciğer kanseri tedavi bedeli 175 bin TL
Türkiye'de 50 bin kişiyi etkileyen, her yıl 30 bin kişinin ölümüne neden olan akciğer kanserinin Türkiye'ye maliyeti 8,8 milyar TL olarak açıklandı.
13.11.2018

Türkiye'de Akciğer Kanseri Raporu açıklandı. Rapor, akciğer kanserinin Türkiye'deki toplam ekonomik yükünün yaklaşık 8,8 milyar TL olduğunu ortaya koydu. Rapor,
Akciğer Kanserleri Derneği, Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği, Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türk Tıbbi Onkoloji Derneği, Türkiye Kanser Enstitüsü ve Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği'nin bir araya gemesiyle hazırlandı. Raporu hazırlayan uzmanlar her yıl 30 bin kişinin akciğer kanserinden öldüğünü, tedavi için mükemmelliyet merkezlerinin kurulması gerektiğine işaret etti. Raporda Türkiye'ye özgü risklerin belirlenmesi, sigara ve tütünle ilgili ürün kullanımının azaltılması için önlemlerin artırılması talep edildi.

AstraZeneca Türkiye'nin koşulsuz desteğiyle hazırlanan raporda akciğer kanserinin ülkemizdeki toplam ekonomik yükü 8.791.885.018 TL olarak hesaplandı. Hasta başı ortalama doğrudan maliyetin küçük hücreli akciğer kanseri hastalarında 48.731 TL, küçük hücreli dışı akciğer kanseri hastalarında ise 56.478 TL olduğu ortaya çıktı. Dolaylı maliyetlerin de dahil edilmesiyle hasta başı ortalama maliyetin 175.838 TL'ye yükseldiği belirlendi. Bu durum, akciğer kanserinde dolaylı maliyetlerin toplam ekonomik yük içinde önemli bir paya sahip olduğunu ortaya çıkardı.

Raporla ilgili değerlendirme yapan bilim insanları şu görüşleri paylaştı:

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl: “Akciğer kanseri ülkemizdeki erkek nüfusun çok önemli bir bölümünü etkilemektedir ve erkeklerde en yaygın görülen kanser türüdür. Akciğerkanserine yol açan pek çok sebep olsa da, bildiğimiz en büyük ve engellenebilir sebep sigaradır. Sigara kullanımının gençlerde ve kadınlarda da hızla artması nedeniyle, akciğer kanserine yakalanan kadınların sayısı da hızla artmaktadır. Bu nedenle sigarayla mücadele, akciğer kanseriyle mücadelenin birinci adımıdır."

Türkiye'de Akciğer Kanseri Raporu Bilimsel Kurul üyelerinden Prof. Dr. Ahmet Özet: “Dünya genelinde kanser için belirlenmiş risk faktörleri tütün ürünleri, kilo artışı, alkol, ultraviyole ışınlar, işlenmiş ve hazır gıdalar, enfeksiyonlar ve hareketsizliktir. Bizim toplumumuza da özel risk faktörlerini netleştirip, bunlara karşı topyekün mücadeleye girmeliyiz. Ayrıca her yıl 30 binin üzerinde insanımızı kaybettiğimiz bir tedavi alanı için mükemmeliyet merkezleri kurulması düşünülmelidir. Göğüs hastalıkları uzmanı, göğüs cerrahisi uzmanı, onkolog, patolog, psikolog gibi tüm paydaşların içinde olduğu, akciğer kanserine özel merkezlerin kurulması sağlık turizmine de önemli katkı sağlayacaktır."

Türkiye'de Akciğer Kanseri Raporu Editoryal ve Bilimsel Kurul üyelerinden Prof. Dr. Nuri Karadurmuş: “Türkiye'de erkeklerde en sık görülen kanser türü akciğer kanseri iken kadınlarda akciğer kanseri 5. sırada yer almaktadır."

Türkiye'de Akciğer Kanseri Raporu Editoryal ve Bilimsel Kurul üyelerinden Prof. Dr. İrfan Çiçin: “Akciğer kanserinin toplam maliyetinin %31'ini doğrudan maliyetler, %69'unu ise dolaylı maliyetler oluşturmaktadır. Maliyet azaltıcı yaklaşımlar belirlenirken dolaylı maliyetlerin doğrudan maliyetlerden daha fazla olduğunun göz önünde bulundurulması gerekmektedir"

 RAPORA YER ALAN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ:

  Akciğer kanseri için ülkemize özgü risk faktörleri bilimsel çalışmalar ile desteklenerek belirlenmeli.

  Hastaların bu risk faktörleri doğrultusunda değerlendirilerek doğru hekimlere yönlendirilmesi sağlanmalı.

  Tütün ve tütün ürünü kullanımını azaltıcı tedbirler ve eğitimler artırılmalı, bırakmaya yönelik ilave teşvik edici programlar düzenlenmeli.

Akciğer kanserinde erken tanı önceliklendirilmeli ve bu yönde disiplinler arası uygulamalar yaygınlaştırılmalı.

  Dünyada örneklerini gördüğümüz genomik belirteçler ile ilgili ülkemizde de Sağlık Bakanlığı desteği ile yapılacak bilimsel çalışmalar yaygınlaştırılmalı.

  Tedavi alamayacak durumda olan hastalar için palyatif bakım ve son dönem bakım merkezlerinin sayısı artırılmalı ve yeni bakım evleri kurulmalı.

Mevcut oluşan ekonomik yük göz önünde bulundurularak, erken teşhisi mümkün kılacak çalışmalar yapılmalı.

 

 

Bu haber 726 kere okundu.
    
Bu Habere Oy Ver :
Diğer Haberler
  • TÜSAP Sağlık Zirvesi yapıldı - 25.12.2018 13:01:16
  • Sindirim kanserleri zirvesi İstanbul'da - 07.12.2018 17:06:59
  • Türkiye'de 8 milyon HIV testi yapılıyor - 29.11.2018 11:29:38
  • TGD: Endoskopiyi eğitim alan yapsın - 26.11.2018 13:30:59
  • KOAH hastası hastalığını bilmiyor - 20.11.2018 16:42:40
  • Kronik hastaların üçte biri ilaç unutkanı - 20.11.2018 11:49:09
  • Tıbbi Tedarik Zinciri Yönetimi Kongresi - 14.11.2018 21:54:21
  • Bakandan SMA Tip2 ve Tip3 için müjde - 13.11.2018 11:55:21
  • KOAH'lı hastalar sömürülüyor - 13.11.2018 10:54:01
  • Viral hepatit için 5 yıllık eylem planı - 25.10.2018 10:48:06
  • Ana Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Anket | Künye | RSS | Reklam

    Copyright © 2009 Sağlıkta Gündem