Üroonkoloji Zirvesi Antalya'da yapıldı
10. Üroonkoloji Kongresi'nde prostat, mesane ve böbrek kanserleriyle ilgili en son tedavi seçenekleri ele alındı.
1.11.2011 06:24:05

ANTALYA-10. Üroonkoloji Kongresi” 26-30 Ekim 2011 tarihleri arasında Cornelia Diamond Otel, Belek Antalya’da yapıldı. Üroonkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Levent Türkeri, her yıl yaklaşık 10 bin kişiden biri böbrek kanserine yakalandığını, 30 bin kişiden birinin de bu hastalıktan öldüğne dikkat çekti. Dr. Türkeri, en sık görülen tümör tipinin renal hücreli kanser olduğunu vurguladı. Dr. Türkeri İdrarda kan görülmesi, tek taraflı yan ağrısı, karın bölgesinde hissedilen kitle, yorgunluk, açıklanamayan kilo kaybı, açıklanamayan ateş, bacaklarda ve ayak bileklerinde şişme gibi şikayetlerde ise hemen doktora başvurulmasını önerdi. 

Böbrek kanseri henüz etrafa ya da başka organlara yayılım yapmadığı erken evrede saptandığında, hastaların %90’ından fazlasında 10 yıla varan hastalıksız sağkalım sağlanabildiğine dikkat çeken Dernek Başkanı Türkeri şöyle devam etti:

"Böbrek kanserlerinin çoğunluğu kalıtsal sebeplerden değil kansere neden olan kimyasalların ya da dış etkenlerin etkisi ile meydana gelmektedir. Bu etkenler arasında ilk sırada tütün ve tütün ürünlerinin kullanımı yer almakta ve sigara kullanımı böbrek kanseri riskini %40 oranında arttırmaktadır. Tütün ürünlerinin dışında çalıştıkları ortamda asbestoz, kadmiyum, benzen, kurşun ve trikloroetilen gibi çözücülere maruz kalan kişilerde de böbrek kanseri gelişimi riski artmaktadır. Sigara dumanındaki kansere neden olan kimyasallar solunum sonrası kan dolaşımına geçmekte ve böbreklerde filtre edilmektedir. Böbreklerdeki filtrasyon sırasında bu kimyasalların böbrek hücresi DNA’sında hasara neden olduğu ve tümör oluşumuna yol açtığı düşünülmektedir. Sigara kullanımının bırakılması sonrasında böbrekler bu kimyasallara maruz kalmamaktadır ve risk düşse de hiç sigara içmemiş bir kişinin risk düzeyine inmesi yıllar almaktadır. Son dönemlerde batı ülkelerinde yapılan çalışmalar; aşırı vücut ağırlığının, yüksek tansiyon hastalığının ve sedanter hayat tarzının böbrek kanseri gelişimi için risk faktörleri olduğunu göstermiştir. Bazı ağrı kesicilerin gereksiz olarak uzun süreli ve fazla miktarda kullanımları da böbrek kanseri gelişim riskini arttırmaktadır. "

BÖBREK KANSERİNDE TEDAVİ SEÇENEKLERİ

Prof.Dr. Levent Türkeri böbrek kanserinde tedavi seçeneklerini şöyle sıraladı.

• CERRAHİ UYGULAMALAR : Tümörün böbreğe sınırlı olduğu hastalarda, ameliyat ile böbrek ve ilgili lenf düğümleri çıkartılmaktadır. Tümörün boyutuna göre böbreğin bir kısmının çıkartılması da bir seçenektir. Eskiden sadece açık cerrahi ile yapılan bu ameliyatlar, son yıllarda gelişen teknolojik ilerlemeler sonucunda artık sıklıkla laparoskopik ya da robotik cerrahi ile yapılmaktadır. Bazı hastalarda kitlenin ameliyat için uygun olmaması durumunda ya da ameliyat öncesinde kitlenin boyutunu küçültmek amacıyla, kasık bölgesindeki damarlardan girilerek böbreği besleyen damarların tıkanması (embolizasyon) yöntemi de uygulanmaktadır.

RADYOTERAPİ VE KEMOTERAPİ: Böbrek kanserinin tedavisinde radyoterapi sınırlı uygulamaya sahiptir ve genellikle böbrek kanserinin metastazlarının tedavisinde kullanılmaktadır. Yine benzer şekilde böbrek kanserleri geleneksel kemoterapi ilaçlarına genellikle dirençli tümörlerdir.


. HEDEFE DÖNÜK TEDAVİ: Son yıllarda hedefe yönelik tedaviler olarak adlandırılan ve kanser hücrelerinin büyümesini moleküler düzeyde etkilemeyi amaçlayan tedaviler heyecan uyandırmaktadır. Bu tedaviler ile tümör hücrelerinin büyümesi ve çoğalması engellenmekte ya da tümör içindeki yeni kan damarlarının gelişimi engellenerek beslenmesi bozulmaktadır. Bu güncel tedaviler arasında anjiyogenez (damarlanma) inhibitörleri olarak adlandırılan sunitinib ve sorafenib kullanılan hastalarda etkin sonuçlar göstermektedir. Anjiyogenez inhibitörleri olarak en son olarak onay alan pazopanib ve bevacizumab tedavilerinin interferon alfa ile birlikte kullanımını umud vaad etmektedir. Bu ilaçlardan bevacizumab, normal şartlarda kan dolaşımında bulunan ve tümör hücrelerinin yeni damar geliştirmesini sağlayan bir molekül olan VEGF’ye karşı laboratuvar şartlarında geliştirilen bir antikordur. Yine hedefe yönelik tedaviler arasında, hücrelerin büyümesi ve çoğalması sırasında ana düzenleyicilerden olan mTOR molekülüne yönelik tedaviler geliştirilmiştir. Bu amaçla böbrek kanseri tedavisinde kullanılan iki ilaç mevcuttur: Damaryolundan verilen temsirolimus ve ağızdan alınan everolimus. Tüm bu hedefe yönelik tedaviler, tümör hücrelerinin beslenmesini ve büyümesini etkileyerek kanserin küçülmesine ya da büyümesinin yavaşlamasına neden olmaktadırlar ve yapılan çalışmalarda olumlu sonuçlar elde edilmektedir

. KANSER AŞISI: Son yıllarda kanser araştırmalarında güncelliğini koruyan diğer bir konu da kanser aşılarının ve kök hücre tedavilerinin geliştirilmesidir. Hastanın kendi kanser dokusundan elde edilen örneklerden bir aşı geliştirilerek hastaya uygulanması esasını taşıyan kanser aşılarının, hastanın bağışıklık sistemini uyararak tümörün genetik koduna sahip hücrelere saldırıp yok etmesi tasarlanmaktadır. Bunlar deneysel tedavilerdir ve standart tedavi yöntemleri ile cevap alınamayan hastalarda özel merkezlerde uygulanmaktadırlar. Bu tedavilere ait sonuçlar, uygulanan tekniklerin gelişmesiyle umut vaad etmektedirler. 


Üroonkoloji Derneği tarafından düzenlenen kongrede; Türkiye’den 75, Amerika Birleşik Devletleri ile Avrupa’dan 15’e yakın davetli yabancı konuşmacı yeni gelişmeleri katılımcılarla paylaştı.18 Oturum, 6 Kurs ve 3 Uydu Sempozyumu’nun yapıldığı kongrede; 133 poster, 44 sözel ve 17 video bildiri sunumu yer aldı. Yoğun geçen bilimsel programda; “Yeni milenyumda Prostat Kanser Taraması: Ürologlar erkeklere ne söylemeli?”, ”Üroonkolojide yaşam kalitesi”, “Yüksek riskli lokalize prostat kanseri”, “Lokal ilerlemiş prostat kanseri tedavisinde radyoterapi: güncel sonuçlar (IMRT, 3D, proton ışın terapisi, brakiterapi)”, “Mesane kanseri”, “Üroonkolojik cerrahide ince noktalar: prostat ve testis kanseri”, “Testis koruyucu cerrahi”, “PSA ve Prostat kanseri” gibi önemli konu başlıklarında oturumlar düzenlendi.

 

 


www.sagliktagundem.com sitesinden 10.6.2026 21:55:31 tarihinde yazdırılmıştır.