İSTANBUL-Türkiye'de 6 erişkinden birinde görülen kronik böbrek hastalığı sağlığı tehdit ediyor. Araştırmalar Türkiye'de 7.5 milyon insanda kronik böbrek hastalığı olduğunu gösteriyor
Türk Nefroloji Derneği verilerine göre ülkemizde diyaliz uygulanan veya böbrek nakli yapılmış yaklaşık 60.000 hasta buluyor. Bu sayının, gelişmiş birçok ülkenin neredeyse 2 katı olan yıllık % 10 artış oranı ile 2015 yılında 100.000’i aşacağı ve halen 1.5 milyar dolar olan tedavi maliyetinin iki katına çıkacağı tahmin ediliyor.
Dünya Böbrek Günü'nde Türk Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu İstanbul'da The Marmara Oteli'nde bir toplantı yaptı. Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Gültekin Süleymanlar kronik böbrek hastalığının sağlığı ve ekonomiyi tehdit eden küresel bir salgın olduğunu belirterek şöyle konuştu:
"Kronik böbrek hastalığı için en yüksek risk grupları şeker hastalığı, tansiyon yüksekliği, kalp-damar hastalığı ve ailesinde böbrek hastalığı olanlar ile yaşlılar olarak kabul ediliyor. Obezite, sigara, böbrek taşı, tekrarlayan idrar yolu infeksiyonları, sık ağrı kesici kullanımı, bağ dokusu hastalıkları ve düşük doğum ağırlığı da risk faktörleri arasında yer alıyor. Marmara ve Güneydoğu Anadolu ikamet edenlerde, kırsal bölgede yaşayanlarda, tansiyon yüksekliği ve şeker hastalığı olanlarda daha sık olduğu belirlenmiştir. Böbrek hastalığı açısından risk oluşturan durumların sıklığı da araştırmamızda incelenmiştir. Yüksek risk faktörlerinden tansiyon yüksekliği % 32.7, şeker hastalığı % 12.7, şişmanlık % 20.1, abdominal şişmanlık % 32.1 ve aktif sigara kullanımı % 35.2 oranında saptanmıştır. "
Türk Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Tevfik Ecder ise kronik böbrek hastalıklarından korunma yollarını şöyle özetledi:
"Kronik böbrek hastalıkları çoğunlukla çok sinsi bir şekilde seyrettiği için birçok hastada hem tanının konmasında, hem de tedavide geç kalınmaktadır. Kan basıncının düzenli olarak ölçülmesi ve idrar tahlili yapılması gibi basit tetkiklerle kronik böbrek hastalığı erken dönemlerde teşhis edilebilir. Erken evrelerde tanı konulması ile hem kronik böbrek hastalığına özgün genel önlemler, hem de altta yatan ya da eşlik eden hastalıklara yönelik tedavi yaklaşımlarıyla, hastalığın ileri evrelere doğru seyri yavaşlatılabilir. Kronik böbrek yetersizliğinin nedenleri arasında birinci sırada şeker hastalığı, ikinci sırada ise hipertansiyon yer almaktadır. Kronik böbrek hastaları kalp ve damar hastalıkları açısından da yüksek riskli hastalardır. Bu nedenle, kronik böbrek yetersizliği olan hastaların önemli bir kısmı, diyaliz aşamasına ulaşmadan kalp ve damar hastalıkları nedeniyle vaktinden önce hayatını kaybetmektedir. Nitekim bu yıl Dünya Böbrek Günü’nde “Böbreklerini Koru, Kalbini Kurtar” mesajı üzerinde durulacaktır. Sigaradan kaçınmalı, tuz tüketimini azaltmalı, düzenli egzersiz yapmalı, yeterli sıvı almalı ve ideal vücut ağırlığımızı korumalıyız. Ağrı kesiciler gibi bazı ilaçların ve yararı bilimsel çalışmalarda kanıtlanmamış olan bazı bitkisel ürünlerin böbreklerimiz üzerinde zararlı etkileri olabileceğinden, hekim önerisi dışında ilaç kullanımından kaçınmalıyız. Düzenli olarak idrar tahlili yaptırmalı, kan basıncımızı ölçtürmeli ve kan şekeri tayini yaptırmalıyız."