İSTANBUL-Yalnız ergenlik değil hormonal sorunlar nedeniyle artık erişkinlik döneminde de sık sık görülen sivilcelerin yarattığı izler fraxileveling yöntemiyle tedavi edilebiliyor. Memorial Ataşehir Tıp Merkezi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Aylin Kalaycıyan, “Fraxileveling yöntemi”yle ilgili olarak şöyle konuştu:
"Fraxileveling farklı dalga boylarındaki lazer ışınlarının kombine kullanıldığı çok safhalı bir metoddur. Akne izleri “postinflamatuvar pigmantasyon” olarak adlandırılan morumsu kahverengi lekeler şeklinde olabileceği gibi; gözeneklerde aşırı genişleme, çukur ve çöküntü şeklinde de olabilir. Kalıcı izlerde sorun sadece deri yüzeyindeki renk veya seviye farkı değildir. Esas problem, alttaki bağ dokusunda yanlış yapılanma sonucu gelişen kabalaşma, elastikiyet kaybı ve çekintilerdir. Bağ dokusu yeniden yapılandırılmadıkça akneye bağlı izler tam olarak yok edilemez. Örneğin akne sonrası yüzünde renk ve seviye farklılıkları bulunan bir hastada kimyasal peeling gibi sadece yüzeyi etkileyen bir yöntemle tatmin edici bir sonuç almak mümkün değildir. Lazer ışını, çeşitli dalgaboyları ve farklı frekanslarda, derinin istenilen seviyesine etki etme imkanı sağlayan bir yöntemdir. Ayrıca yoğun tedavi gerektiren hastalarda, istenilen etki, seanslara yayılıp hastanın sosyal olanaklarını zorlamadan da gerçekleştirilebilir."
GENİŞ GÖZENEKLER DE TEDAVİ EDİLİYOR
Kıl folikülleri olarak adlandırılan gözeneklerin yok edilmeleri mümkün değil. Ancak fraxileveling tedavisi ile boyutları küçültülebiliyor Gözeneklerin genişlemesine neden olan temel etmenin etrafındaki bağ dokusunun kabalaşması ve yoğunlaşması olduğunu belirten Uz. Dr. Aylin Kalaycıyan, şunları söyledi:
"Bağ dokusunda yeniden yapılandırma gerçekleştiğinde gözenekler normal boyutlarına indirgenebilmektedir. Tedavinin sonucunu etkileyen faktörlerin en önemlisi genetik özelliklerdir. Organizma bağ dokusunu yeniden yapılandırırken, hastanın derisindeki üretim kapasitesi ve kalitesi çok önemlidir ve hastalar arasında alınan farklı sonuçların en büyük nedenidir. Genetik özelliklerin dışında hastanın yaşantısındaki bazı faktörler, örneğin; hastanın sigara içmesi, yaşam boyu almış olduğu yoğun ultraviyole miktarı, ileri yaş, kadınlarda menopoz sonrası dönem, diyabet veya insülin direnci gibi elverişsiz bağ dokusu zemininin varlığı tedaviyi olumsuz etkileyebilmektedir. Tedaviden maksimum etkiyi almak üzere diyetin düzenlenmesi, destek tedavilerin kullanılması gibi yapılabilecek bazı değişiklikler de bu tedavi şeklinin bir parçasıdır. "
5 SEANSTA CİLT DÜZELTİLEBİLİYOR
Hastaların akne izlerinin şiddetine göre tedavi 1-5 seans arasında değişiyor. Seanslar arası ortalama 2-3 hafta aralıklarla yapılıyor. İşlem esnasında, hasta hazırlandıktan sonra, hastanın ihtiyacına göre farklı dalgaboylarındaki lazer ışınları ile yüz bölgesi taranıyor. Her bir tarama 5-10 dakika sürüyor. Dr. Kalaycıyan çekintiler ve çukurlanmalar var ise o alanlarda bağ dokusuna yoğunlaşıldığını söylüyor ve ekliyor:
"Tedavi sonrası yeniden yapılanmayı güçlendirecek pansuman yapılır ve hastaya yine evde kullanması amacıyla harici ve destek ürünleri önerilir. Seans sonrasında, tedavinin şiddetine bağlı olarak değişen miktarda kızarıklık, sulantı, yanma ve kabuklanma gerçekleşebilir. Hastalar kesinlikle doğal veya yapay güneş ışınlarından korunmalıdır. Yoğun tedavi seansları sonrasında 1-2 gün hastanın tedavi edilen bölgeyi enfeksiyondan koruması gerekmektedir."