Sinsi bir sorun; damar sertliği
Bazı sağlık sorunlarını uzun süre farkına varmadan taşırız. Damar sertliği bunlardan biri. Bacaklarda uyuşma bu sorunun habercisidir. Çocuklukta başlar kırklı yaşlarda fark edilir. Türkiye’deki ölümlerin yüzde 45’i buna bağlıdır.
24.5.2011 14:36:14

Tıp dilindeki adı “ateroskleroz” olan “damar sertliği” sinsi gelişen bir kronik sağlık sorunu olarak tanımlanıyor. Uzmanlar damar sertliğinin aslında küçük yaşlarda oluşmaya başlayan, yaşlandıkça artan ve zararları ancak yaşlandıkça görülebilen bir sorun olduğunu belirtiyorlar.
Beraberinde kalp krizi ile ilgili kalp hastalıkları riskini de getirin damar sertliği ülkemizde de yaygın biçimde görülüyor.
Kalp ve damar cerrahisi uzmanı Opr. Dr. Orçun Ünal, çağımızın sık görülen hastalıkları arasında yer alan bu önemli sağlık sorunuyla ilgili bilgi verdi.

DAMAR SERTLİĞİ NEDİR

“Halk arasında damar sertliği olarak bilinen “ateroskleroz”, atardamarların esnekliğini kaybedip kalınlaşması ve sertleşmesi ile oluşan bir damar hastalığıdır. Halk arasında damar kireçlenmesi olarak da bilinir. Kan damarlarının iç kısımlardaki hücreler esnekliğini kaybedip, zayıflar veya kandaki yağlı maddeler birikinti yapar ve damar daralır. Damar sertliği en çok kalp ve bacağa giden damarları etkiler. Türkiye’deki tüm ölüm nedenlerinin % 45’i bu hastalık yüzündendir.”

BELİRTİLERİ

“Belirtiler aterosklerozun tuttuğu damara göre değişir; ancak, bireylerin yaklaşık olarak yarısında herhangi bir belirti görülmez. Kalbi besleyen koroner damarlar tıkanmaya başladığında göğüs ağrısı, şah damarlar tıkanırken geçici veya kalıcı felç, böbrek damarları tıkanırken yüksek kan basıncı, bacağa giden damarlarda damar sertliği olan bireylerde en sık görülen belirtiler, yürüme ile meydana gelen bacak ağrısı ve ileri vakalarda istirahatte bacak ağrısıdır. En sık görüldüğü yer bacakta baldır kaslarının olduğu diz altında bacağın arka kısmında olan kaslardır. Baldır kaslarındaki bu ağrı yalnızca yürüme veya koşma gibi egzersiz anlarında ortaya çıkar ve yürümeye ya da egzersize devam edildiği sürece ağrı giderek artar. Nihayetinde hasta giderek artan bu ağrıya dayanamayacak duruma gelir ve durmak zorunda kalır. Ardından istirahat ile birlikte ağrı çabucak kaybolur. İstirahat ağrısı, damar tıkanıklığının çok ileri düzeyde olduğu ve istirahatte dahi bacaklara yeterli kan ve oksijenin ulaştırılamadığı durumlarda meydana gelir. Ağrı tipik olarak ayakları etkiler ve genellikle ciddi bir ağrıdır. Bu ağrı özellikle geceleri hasta sırtüstü yattığı zamanlarda daha da artar; bacak damarları tıkandığında ise yürüme ağrısı ya da kangrenler gelişebilir.

Bacaklarda damar sertliği olan hastalarda görülen diğer belirtiler ise şunlardır:


• Bacaklarda uyuşukluk
• Baldır kaslarında güçsüzlük
• Bacaklara ve ayaklara soğukluk, üşüme hissi
• Ayaklarda renk değişikliği (Havaya kaldırıldığı zaman soluklaşma ve indirildiğinde koyu kırmızı renk alması)
• Ayak sırtındaki tüylerin dökülmeye başlaması ve ayak tırnaklarının kalınlaşması
• Ciddi damar tıkanıklığının olduğu ileri vakalarda ağrılı açık yaraların (ülser) oluşması veya özellikle ayak parmaklarından başlayarak ayak ve bacaklarda kangren durumunun meydana gelmesi.”

DAMAR SERTLİĞİ NEDENLERİ

“Damar sertliği oluşumunda birçok risk faktörleri vardır, eğer bu risk faktörleri kontrol edilebilirse damar sertliği gelişimi geciktirilebilir. Ancak bazı risk faktörleri değiştirilemez.

Ailesinde, birinci dereceden akrabalarında bu hastalık varsa, bu kişilerin daha dikkatli olup; değiştirilebilen faktörler açısından uyanık olmaları gerekir. Riski artıran sorunlar; şeker hastalığı (Diyabet), yüksek kan basıncı (Hipertansiyon), kolesterol yüksekliği, obezite, sigara ve stres’dir. Yani kişinin ailesinde erken yaşta kalp krizi geçiren varsa, kişi erkekse, yaşı ilerlemişse damar sertliği için risk altındadır; ancak, bu riski değiştirmenin bir yolu yoktur, bu sadece daha dikkatli olunması için uyarıcı bir faktördür. Sigara içenlerin sigarayı bırakması, tansiyon yüksekliği olanların tansiyonlarının tedavi edilmesi, şeker hastalığı olanların ve kolesterol yüksekliği olanların hastalıklarının tedavi edilmesi sayesinde damar sertliği engellenebilir veya geciktirilebilir.”

TEDAVİSİ NEDİR ?
“Aterosklerozun tedavisinden amaç, hastalığın ilerlemesinin engellenmesi ve geriletilmesidir. Bu amaçla ateroskleroz gelişiminde rol alan risk faktörleri engellenmeli veya tedavisi yapılmalıdır. Örneğin kan basıncının düzenlenmesi, gıdalarla alınan yağ ve kolesterolün azaltılması, kilo kaybı, sigarasız bir yaşam, şeker hastalığı var ise kan şekerinin kontrol altına alınması sağlanmalı ve ayrıca daha aktif ve hareketli bir yaşam teşvik edilmelidir.
Erken dönemde başvuran hastalarda, damar tıkanıklığını kontrol altına alacak ve kan dolaşımı destekleyecek ilaç tedavileri verilirken, hastalığın ileri aşamaları cerrahi tedavi gerektirir. Genellikle uygulanan ameliyatlar tıkalı damarın aşağısındaki bölgeye kanın taşınmasını sağlayacak yapay damar greftleri ya da hastanın kendi damarı yerleştirilmesi şeklindeki by-pass ameliyatlarıdır. Günümüz teknolojisiyle artık çok ince damarlara bile anjiografi ile müdahale edilebilmektedir.”


www.sagliktagundem.com sitesinden 10.6.2026 10:29:06 tarihinde yazdırılmıştır.