Şiddetin gölgesinde tabip odası seçimi
Son 1 aydır zirveye ulaşan hekime yönelik şiddet 29 Nisan Pazar günü yapılan İstanbul Tabip Odası seçimine de damgasını vurdu. Hekimler yakalarındaki siyah kurdelelerle öldürülen meslektaşları Dr. Ersin Arslan'ı unutmadıklarını birbirlerine hatırlatttılar
29.4.2012 23:17:54

Bir seçim izledim, hayatım değişti demeyeceğim. Ama ne kadar çok şeyin değiştiğini gözledim.
Türkiye’nin en büyük tabip odasının seçimi güneşli bir Sultanahmet pazarına sığdı.

Yükselen müzik sesi, her yaş grubundan binlerce hekim Sultanahmet Endüstri ve Ticaret Lisesi’ne akın ederken, turistler ise soru işareti dolu gözlerle bu yoğunluğun nedenini anlamaya çalışıyordu.

Yıllardır birçoğu artık arkadaşım, dostum, haber kaynağım olan hekimler ellerinde broşürler, bayraklar 3 ayrı çadırda kendi gruplarının kazanması için çalışıyordu.
Demokratik Katılım Grubu üyeleri uzun yıllardır görevde olmanın getirdiği rahatlığı taşıyordu. Ama tam karşılarındaki stantta yer alan Özgür Hekimler Platformu’na bakarken eleştirilerini de saklamadılar. Kendi içlerinden hekimlerin ayrılıp oluşturduğu Özgür Hekimler Platformu’na yönelik sitemler çalındı kulağıma. 

Özgür Hekimler Platformu sözcüleri Demokratik Katılım Grubu’nun Kürt sorunuyla sürekli iç içe olduğunu bunun da hekimlerin sorunlarının gündeme taşınmasını gölgelediğini düşünüyordu. Hükümetle özel sektörün arasında sıkıştırılmış hekimliğin nefes alması için çalışacaklarına, hekimlerin mesleklerini özgürce yapmasını sağlayacaklarına vurgu yaptılar.

Demokratik Katılım Grubu’na göre ise bu eleştiriler son derece haksız. Barış sorunu çözülmeden ülkede huzur olmayacağını, oda olarak bu konuya katkı sağladıklarını söylüyorlar. Demokratik Katılım Grubu’ndaki hekimlere milliyetçi ve muhafazar cephenin oluşturduğu Sağlıkta Birlik Grubu’nun nasıl bir sonuç alacağını sorduğumda “eskiden 1+1’diler. Şimdi 1.5 oldular azaldılar” yanıtını aldım.

Görüntü festival görüntüsü olsa da Dr. Ersin Arslan’ın ölümünün yarattığı hüzün herkesin gözbebeklerine sinmiş gibiydi.

Gençlerin deyimiyle odanın eski üyeleri yani yaşlılar Sultanahmet Ticaret Lisesi’nde oy kullandılar. Burada seçim daha sakin, daha dingin bir havada yaşandı. Demokratik Katılım Grubu’nun Başkanı Profesör Taner Gören’i de Ticaret Lisesi’nde buldum. Taner Gören kazanacaklarından emindi. Hükümetin sağlık politikasından duyulan memnuniyetsizliğin seçimde yarışan 3 grup için de ortak bir nokta olduğunu hatırlattı. Seçimlerden sonra Taner Gören’in gündemindeki ilk maddeyi sordum. “Birinci basamak hekimlerin ve özel sağlık sektöründe çalışan hekimlerin sorunlarını daha fazla ele almak” diye özetledi.

Sağlıkta Birlik Grubu sözcüsü Dr. Ali Rıza Taşdemir ise temkinli ve dikkatli bir dil kullandı konuşmamızda. Siyasete bulaşmayan, meslek sorunlarına odaklanan bir oda için mücadele edeceklerini söyledi.

Seçimde İstanbul İl Sağlık Müdürü Profesör Doktor Ali İhsan Dokucu’yu da gördüm. Oyunu kullandıktan sonra bir süre sohbet ettik. Dokucu, hangi gruba oy verdiğini söylemeyeceğini ama farklı görüşten bile olsalar İstanbul Tabip Odası yöneticileri ile iyi bir diyalog sürdürdüklerini belirtti.

İşin ilginç yanı 3 grubun da hekime yönelik şiddetin nedeni olarak tarif ettiği tabloda ”kışkırtılmış hasta talebi, sindirilmiş kıstırılmış hekimlik” vardı. “Bıçak parası dediniz, bıçak yarası oldu” pankartlarıyla da dile getirilen bu ortak yargı aslında ilk kez hükümeti de etkiledi.

Taraf olan Sağlık Bakanlığı ile Türk Tabipleri Birliği aynı tepkileri verir hale geldiler. Sağlık Bakanı hekime yönelik şiddete kalkışanın karşısında Bakanlığı, Başbakanlığı bulacağına çok sık vurgulamaya başladı. TTB’nin Meclis Araştırması yapılması kararını gündemine aldı.

Hekim Şikayet Hattı’na dönüşen Alo 184’ün yanı sıra “Hekimin Şikayet Hattı” oluşturulmasına karar verildi.

Sonuçta şikayetler, iktidara yönelik tepkiler ortak olunca seçimde de kıyasıya yarış, önceki seçimlerde izlediğim bir telaş yaşanmadı. Herkesin tahmin ettiği gibi Demokratik Katılım Grubu seçimi yeniden yüzde 63 gibi yüksek bir oy oranıyla kazandı.

Bu seçimin sonuçları çok önemli. Haziran ayı sonunda yapılacak Türk Tabipleri Birliği seçiminin sonucunu da İstanbul Tabip Odası seçimlerinden çıkan delegeler belirleyecek.

Bir not daha: Demokratik Katılım Grubu’ndan bir hekim dostum, “Hükümet artık seçimle tabip odasını ele geçirme düşüncesinden umudunu kesti. Şimdi yasalarla bizi işlevsizleştirmeye çalışıyorlar. Ama bu konuda da aynı etkili muhalefeti sürdürmeye kararlıyız. Farklı görüşlere tahammül etme becerisini iktidardan da bekliyoruz” diye Sultanahmet’teki rengarenk seçim gününe son noktayı koydu.


www.sagliktagundem.com sitesinden 9.6.2026 08:22:01 tarihinde yazdırılmıştır.