Sanofi-aventis’in careful çalışmasında bir damar hastalığı olan periferik arter hastalığı (PAH) açısından risk grubunda olan bireylere tanı koymada yararlı olduğu bilinen ABI (Ayak Bileği Kol Basınç İndeksi) ölçümünün yaygın olarak kullanılmadığı ortaya çıktı.
Sanofi-aventis Türkiye firması «Periferik Arter Hastalığı sıklığının ayak-kol basınç indeksi ile değerlendirilmesi» konulu çalışmasının sonuçlarını açıkladı. Çalışmanın, Prof. Dr. Kürşat Bozkurt koordinatörlüğünde, 29 merkezde, 541 hasta üzerinde gerçekleştirildiği, sonuçlarının 46. Ulusal Diyabet Kongresinde açıklandığı belirtildi.
Sanofi-aventis Türkiye adına yapılan açıklamaya göre çalışmanın Koordinatörü Prof. Dr. Kürşat Bozkurt, CAREFUL’un sonucunu şöyle özetledi:
«PAH tanısı için risk grubundaki hastalara basit ve duyarlı bir tanı yöntemi olarak bilinen ABI ölçümü uygulanabilir. Çalışmamızda Türkiye’de dahiliye polikliniklerine başvuran, bilinen en az bir aterotromboz risk faktörü olan hastalarda PAH varlığının ve hekimler arasında PAH’a yönelik farkındalık ve tedavi uygulamalarının belirlenmesini amaçladık. Çalışma sonucunda ise, bu ölçümün risk grubu hastaların tamamında uygunlanmadığını gördük. ABI ölçümü yapılan riskli hastaların yüzde 20’sinde ise PAH teşhisi koyduran ABI (?90) değeri mevcuttu. Periferik Arter Hastalığı olan hastalarda önerilen tedavi yöntemleri ise; yüzde 33.6 egzersiz, yüzde 6.6 revaskülarizasyon, yüzde 1.1 anjiyo, yüzde 0.6 cerrahi şeklinde sıralandı.»
EN SIK GÖRÜLEN BELİRTİ KRAMPLAR
Bacakların damar hastalığı olan periferik arter hastalığının en yaygın nedeninin damar sertliği olduğu biliniyor. Hastalık başlangıçta çoğu kez belirti vermiyor ve bu evrede tespiti çok önemli. Belirti verdiğinde ise hastaların yakındıkları en yaygın şikayet yürümeyle bacaklarda ortaya çıkan ve 3- 5 dakika dinlenme ile kendiliğinden geçen kramp tarzı ağrılar.