Özür dileyen bakan olmak
Olayla özür birbirini dengeler mi bilemem. Ancak, samimi düşüncem o ki, özür dilemek, bazen çok söze bedeldir.
23.5.2011 16:17:33

Ekranlardan, Meclis kürsülerinden radyolardan, gazetelerin birinci sayfalarından dışarı taşan öfke, gerginlik ve bitmek bilmeyen suçlamalar sürüp gidiyor. Seçim yaklaşırken hızlandırılmış tren misali bir öfke nöbeti üzerimize doğru geliyor. Tüm bu toz duman içinde haberler akıp giderken, birden Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın “Özürlü halinle sana iş bulmuşuz sen hala şikayet ediyorsun. Taşeron şirketlerde çalışmaya devam edeceksiniz” sözü tuhaf bir biçimde yansıdı medyaya. Basit bir olay gibi bakmayın sakın. Özürlü vatandaşımız kendisi için değil, sözleşmeli olarak çalıştırılan ve birçok haktan mahrum edilen arkadaşları adına talepte bulunuyordu. Bakan bugüne kadar halkla temaslarında Meclis'e hakim olan sert, benim dediğim olur söylemine kapılmamaya özen göstermişti. Gerçi sistemle ilgili eleştirileri nedeniyle başta Türk Tabipleri Birliği olmak üzere meslek örgütlerine yönelik tehditlerine tanık olunuyordu, ama vatandaşa ilgisi farklıydı.
Bu özelliği dikkate alınınca Bakan Akdağ’ın gözleri görmeyen işçiye söyledikleri “şok” etkisi yaptı.
Akdağ, bu olayda hem özürlülere yönelik, kabul edilebilirliği düşünülemeyecek bir tavır sergilemiş oldu, hem de ‘çalışma hayatının kanserojen dokusu’ diye tanımlanan taşeronluğa arka çıkmış gözüktü.
Arkasında durulabilirliği pek kolay olmayan bu sözler, herhangi bir yergi ifadesi kullanmaya gerek bırakmayacak kadar olumsuz etki yaptı.
Olay “derin düşüncenin açığa çıkması” olarak yorumlandı. Ki bu da Akdağ’ın özürlülere iş verilmesini lütuf olarak gördüğü, asgari ücretle çalıştırılmalarını doğru bulduğu ve taşeronluk sistemini desteklediği anlamına geliyordu.
İki gün sonra Bakan Akdağ’ın “özür dilediği” belirtildi.
Özür; “yanlış yaptım af edersiniz” demektir.
Bu da pek alışık olmadığımız bir tavır; ancak, yapılabilecek en doğru hareket olduğunu düşünüyorum.
Akdağ’ın özür dilediğini olaydaki muhatabı açıkladı:
“Bakanımız beni telefonla aradı. Hareketinin yorgunluğa bağlı olabileceğini söyledi, özür diledi” dedi.
Bildiğimiz kadarıyla Akdağ, bu konuyla ilgili olarak kimseyle konuşmadı.
Saygı duyduğum bir siyasetçi olarak Bakan Akdağ’ın, özür dilemenin bir erdem olduğunu gösterdiği kanaatindeyim.
Olayla özür birbirini dengeler mi bilemem. Ancak, samimi düşüncem o ki, özür dilemek, bazen çok söze bedeldir.


www.sagliktagundem.com sitesinden 9.6.2026 10:49:04 tarihinde yazdırılmıştır.