Son gelişmeler karşısında duygu ve düşüncelerimi anlatmak istiyorum.
Hekimlerin kamu ve özel sektörde çalıştıkları gibi, muayenehanesini açarak ta çalışma hakları vardır. Hastaların da muayenehanelerden sağlık hizmeti alma hakları vardır.
Ne yazık ki, yasal düzenlemeler muayenehaneleri ortadan kaldırmakta, hastaların da muayenehanelerden sağlık hizmeti alma hakkını engellemektedir.
Yıllardır çalıştığımız muayenehanelerin standart bir yapısı vardır. Muayenehaneye
110 cm. genişliğinde kapı şartı koymak, asansör yapılmasını istemek, sedyenin rahatça dolaşabileceği bir ortamı tarif etmek, 20 metre kare bekleme salonu istemek, en az bir sağlık personeli çalıştırmak, depreme dayanıklılık raporu ve yangın için gerekli tedbirlerin alındığını, tesisatın kurulduğunu ve binanın bu açıdan uygunluğunu ayrıntılı olarak gösteren ve yetkili merciden alınan belge talep etmek gibi koşullar, hekime “sen muayenehane açma, açık olana da kapat” demektir.
Mevcut muayenehanelerin kapatılması zorlamasıyla, kontratı bitinceye kadar
muayenehanenin kirasını, çalışan personelin kıdem ve ihbar tazminatını, muayenehanede bulunan tıbbi cihaz ve aletlerin masraflarını kim ödeyecektir?...
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) muayenehanelerle sözleşme yapmamaktadır.
Ama SGK herkesten zorunlu olarak prim almaktadır. Muayenehanede hizmet almak
isteyen hastaya niçin engel olmaktadır? Sözleşme yaptığı sağlık kurumlarına nasıl,
ne kadar ödeme yapıyorsa, muayenehane hekimine de yapmalıdır. SGK, anlaşmalı kurumların reçetelerini nasıl ödüyorsa, muayenehanede yazılan reçeteyi de o şekilde ödemelidir.
Hastaların muayenehanede hizmet alma hakları engellenmemelidir…
*
Tüm bu girişimler için hukuksal mücadele başlatılmıştır. Hukukun üstünlüğü inancımızı yitirmek istemiyoruz…
Sorumlulara son sözüm; Muayenehane açma ve çalıştırmanın engelleri ortadan kaldırılarak, SGK lı hastaların muayenehanelerden faydalanmalarına olanak sağlanmasını, talep ediyorum. Değilse kaybeden “iyi hekimlik” olacaktır.
Halk sağlığı olacaktır…