Rahim ağzı kanseri ameliyatı olduktan sonra hamile kalan 26 yaşındaki bir kadın Zeynep Kamil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlıklı bir bebek dünyaya getirdi. Aslı Şahin adlı genç annenin üç yıl önce rahim ağzı kanseri tedavisini, ekibiyle birlikte gerçekleştiren Prof. Dr. Ateş Karateke, bu olgunun Türkiye’de “ilk” olduğunu açıkladı.
Olguyu; Zeynep Kamil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Ayşenur Celayir’in de katıldığı bir basın toplantısında açıklayan Prof. Dr. Karateke, Aslı Şahin’e 2008 yılında erken evre rahim ağzı kanseri tanısı ile “radikal trakelektomi” uygulandığını ve bu operasyonla kanserin tedavi edildiğini belirtti. Karateke, bu yöntemin klasik tedaviden farklı olarak hem kanseri ortadan kaldırdığını hem de kadının doğurganlık özelliğini koruduğunu söyledi.
Prof. Karateke, dünyada rahim ağzı kanserinin meme kanserinden sonra en çok görülen kanser türü olduğuna işaret ederek şu bilgileri verdi:
“Rahim ağzı kanseri yaşamı tehdit ettiği gibi, tedavi edilse bile doğurganlığı engelleyebilen ciddi bir hastalıktır. Rahim ağzı kanseri genç kadınların hastalığıdır. Bu yaş grubunun ailesini tamamlamadığı düşünüldüğünde tedavi olarak hayatta kalmak tıbbi başarı için yeterli olmamaktadır. Bu yaş grubu özellikle çocuk doğurma yeteneğini kaybetmeden tedavi olmak istemektedir. Günümüzde, özellikle erken evrelerde doğurganlığı koruyarak hastalığı tedavi etmek mümkündür. Rahmi ve yumurtalıkları koruyan bu tedavi yöntemi ‘radikal trakelektomi’ ameliyatıdır.”
Bu ameliyatın ülkemizde az sayıda merkezde yapıldığı ve bunlardan birinin de Zeynep Kamil Eğitim ve Araştırma Hastanesi olduğu ifade eden Prof. Dr. Ateş Karateke “Aslı Şahin, ‘radikal trakelektomi’ yöntemiyle tedavi edildikten sonra başarıyla doğum yapan ilk hastadır” dedi.
Sezaryenle 2 kilo 650 gram olarak dünyaya gelen bebeğe Ela adı verildi. Bu olgunun açıklandığı toplantıya Aslı Şahin de bebeğiyle birlikte katıldı.
Prof. Dr. Karateke ve ekibi tarafından son 5 yıl içinde Zeynep Kamil’de aynı yöntemle 8 hastanın tedavi edildiği belirtildi.
RAHİM AĞZI KANSERİ
Bu olgu nedeniyle verilen bilgilere göre her yıl dünyada 490 bin kadına rahim ağzı kanseri tanısı konuluyor. Verilere göre, her gün 1300 dolayında olguyla karşılaşılıyor ve günde 650’yi aşkın kadının bu nedenle hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.
Veriler, genelde 35 – 55 yaş grubunda görüldüğünü ancak yaş sınırının giderek aşağı indiğini ve 20 – 30 yaş grubunda da görülme sıklığının arttığını gösteriyor.
Rahim ağzı kanseri erken evrede saptanması durumunda ameliyatla tedavi edilebiliyor. Prof. Karateke’nin verdiği bilgiye göre, standart tedavide, rahim ve rahim ağzı bölgesinin çevresindeki dokuların ve yayılma potansiyeli olan lenf nodlarının tamamı alınıyor. Bu standart yöntemde hastanın rahmi ve rahim ağzı alındığı için çocuk doğurma yeteneği kalmıyor.
Son yıllarda tanı yöntemlerinin gelişmesiyle daha çok hastanın erken evrede saptanması mümkün olabiliyor. Özellikle genç yaşlarda ve erken evrede teşhis edilen kanserli hastalarda doğurganlık yeteneğini koruyarak hastayı tedavi etmek ve iyileşme sonrası çocuk sahibi olabilmesine fırsat tanımak öncelikli hedef olarak görülüyor. Bu amaç doğrultusunda 2000’li yılların başlarından itibaren genç yaşta rahim ağzı kanseri olmuş hastalar, sadece rahim ağzı ve etrafındaki dokular, yayılma potansiyeli olan lenf nodları alınarak tedavi ediliyor. Rahim alınmıyor. Hastanın rahim bölgesi tekrar alt üreme organı ile birleştiriliyor. Bu yöntemle hem invaziv rahim ağzı kanseri tedavi edilmiş hem de çocuk doğurma potansiyeli korunmuş oluyor.