İlaçta sıkıntı
Sağlık Uygulama Tebliği ve ilaç fiyatlandırma ölçütlerini belirleyen yönetmelik çıktı, üretim, dağıtım ve satış noktalarında krizin kapısı açıldı. SGK iskontoyu artırdı, ilaç firmaları iskontoyu kaldırdı. Fatura eczacıya kaldı. Ne olacağını bilen yok!
30.11.2011 14:43:29

Alınan kararlar, yapılan uyarılar, gösterilen tepkiler eşliğinde ilaç sıkıntısı bu defa da tabir caizse bağıra-bağıra geldi.
Peş peşe yapılan açıklamaların ardından İstanbul Eczacı Odası son duyurusunda “bu şartlar altında hizmet verilemeyeceğini” bildirdi. Üretici firmaların iskontoyu kesmesi nedeniyle bazı ulaçların satışında sıkıntı başladı. Bazı ilaçların üretilmediği öne sürülürken, Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği, “biz üretimi durdurmadık” açıklaması yaptı.

ADIM ADIM GELİNDİ

Süreç, ilaç harcamalarında tasarrufa gidilmesi amacıyla alınan kararlarla başladı. Son Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ile ilaçta kamu kurum iskontoları yüzde 7,5 oranında artırıldı. Ancak üretici firmalar, bu iskontolar nedeniyle ortaya çıkan fatura fiyatlandırmasını kabul etmeyeceklerini duyurdular. SUT’ta belirlenen yüzde 7,5 oranındaki kamu indirimi eczacının kazancından kesilir duruma geldi. SGK, reçete bedellerini önceki döneme göre yüzde 7,5 oranında indirimli ödemeye başladı. Ancak, ilaç firmaları bu indirimi yapmadı.
Geçmişten gelen stok zararları tam olarak karşılanmamış durumdaki eczacılar yeni bir ekonomik kayıpla yüz yüze gelmiş oldular. Türk Eczacıları Birliği (TEB), 304 ilaçta kamu kurum iskontolarının ilaç firmalarınca ödenmediğini duyurdu. Ayrıca, TEB’in verdiği bilgiye göre, ilaç firmaları eczanelere yaptıkları ticari iskontoları kaldırma yoluna gittiler.
Eczacılar ilacı indirimsiz alıp indirimli satar duruma gelidler.

İLAÇ SEKTÖRÜNDEN GELEN TEPKİLER

SUT değişikliğinden sonra Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD) şu açıklamayı yaptı:
“Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD) olarak, diğer sektör kuruluşları gibi biz de, ne yazık ki sektörümüze danışılmadan ve sektörümüzün görüşü alınmadan yapılan bu tek taraflı uygulamaları endişe ile izlemekteyiz. En büyük kaygımız, son bir yıl içinde bürokratik süreçler nedeniyle yeni ilaç sunamadığımız hastalarımızın, alınan kararların ardından, ilaç ve tedavilere erişiminin daha da zorlaşacak olmasıdır.”
AİFD’nin ilaçta yeni fiyatlandırma ölçütleri açıklandıktan sonraki yaptığı açıklama ise şu oldu:
“Aynı düzenlemeyle, fiyat indirimlerinde yaşanacak eczanelerin stoklarındaki ilaçların parasal değerindeki azalmanın firmalar tarafından ecza depolarına ve eczanelere ödenmesi öngörülmektedir. Bu hükmün hukuki temelinin bulunmadığı, bağlayıcı olmadığı ve eczanelere ve/veya ecza depolarına ilaç firmalarına karşı bu yönde bir talep yöneltme imkânı vermeyeceği düşünülmektedir.”
İlaç fiyatlarının düşürülmesi kararlarına ilaç firmalarının tepkilerini, üç kuruluş, İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS), Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD) ve Türkiye İlaç Sanayi Derneği (TİSD) ortak bir basın toplantısıyla açıkladılar.
Açıklamada son iki yılda ilaç firmaları, depolar ve eczanelere toplam 2 milyar lirayı aşan bir maliyet yüklendiği belirtilerek, dövizdeki artışlara bağlı olarak ilaç fiyatlarında yükseliş beklenirken yeni bir indirime gidilmesi eleştirilerek; “kamu tarafından belirlenen ilaç bütçesi, hizmetin kalitesi ve yaygınlığı ile örtüşmemektedir. Yeterli bütçesi olmadan sürdürülmeye çalışılan reformlar çerçevesinde alınan kararlar artık rasyonelliğini yitirmiştir” denildi.

Açıklamada ayrıca, Sağlıkta Dönüşüm Programının getirdiği olumlu gelişmeler ve bu çerçevede doktora ve ilaca erişim kolaylığının oluşturduğu memnuniyet oranlarına değinilerek sektörün özverili destekleri anlatıldı.
Açıklamada, alınan kararlar nedeniyle Ar-Ge yatırımlarının yapılamayacağı ve ilaca doğrudan müdahale anlamına gelen düzenlemelere karşı dava açılacağı belirtilerek şu görüşlere yer verildi:

* Karşı karşıya olduğumuz koşullar, endüstrimizin, gerekli atılımı yaparak dış pazarlara açılması ve bir üretim üssü haline gelebilmesi hedefini engellemektedir.

* Son fiyat düzenlemesiyle, firmaların, fiyat düşüşleri nedeniyle eczane stoklarında meydana gelecek zararları ödemek zorunda bırakılması ve bu yolla devletin tarafı olmadığı ticari ilişkilere doğrudan müdahalesini de sakıncalı buluyoruz.

* Sektör olarak eczacılarımızın mağdur edilmelerinin kesinlikle karşısındayız. Ancak, bunun yöntemi geriye dönük stok zararlarının devamlı olarak endüstri tarafından karşılanması değil, eczane stoklarının erimesi için makul bir süre öngörüp ilaç fiyatlarındaki düşüşün bu tarih sonunda yürürlüğe girmesini sağlayacak biçimde düzenleme yapılmasıdır.

* İlgili mevzuata rağmen ilaç fiyatlarını belirleyen döviz kurunun güncellenmemesi ve eczanelerin stok zararlarının karşılanması gibi ticari hayata ilişkin konulara doğrudan müdahale eder nitelikteki hukuka aykırı ve adil olmayan düzenlemeler karşısında, endüstriyi temsil eden kuruluşlar olarak hukuki süreci başlatmış bulunuyoruz.

* Sonuç olarak, son gelişmeler, 2004 yılından bu yana ilaç sektörüne yönelik yapılan düzenlemelerin tüm yükünü üstlenen ve tasarruf çabalarına büyük özveriyle destek veren endüstrimizin varlığını tehdit eder bir boyuttadır.

* Geldiğimiz bu noktada, rasyonel uygulamalar ve düzenlemeler getirilmediği takdirde ilaca erişimde sorunlar yaşanması kaçınılmaz görünmektedir.

ECZACILARDAN GELEN TEPKİLER

İskonto değişimlerinden doğan stok zararlarının karşılanması konusunda sürekli sıkıntı yaşandığını belirten eczacılar, son düzenlemelerde tüm yükün kendilerine yüklendiğini belirtiyorlar.
Eczacı odaları peşpeşe yaptıkları açıklamalarla zarara uğratıldıklarını duyurdular.
Türk Eczacıları Birliği, son açıklamasında yaşanılan sıkıntılar anlatılarak şu görüşlere yer verildi:
“Biz eczacılar, ilaç fiyatlarındaki indirimlere ve kamunun tasarruf yapmasına hiçbir zaman karşı durmadık, bugün de karşı değiliz. Hastanın hekime gitme sıklığı son on yılda 2’den 8’e çıkmışsa ve sağlık harcamalarını karşılamak kamunun görevleri arasında olmaya devam ediyorsa, esas yapılması gereken tasarrufun bedelini hasta ve sağlık çalışanlarına ödetmek yerine bu bütçeyi gözden geçirmektir. (…)
Biz eczacılar olarak hasta sağlığını daima önceledik. Ancak, bu tablo karşısında sağlık hizmet sunumuna yeterince özen göstermeyen, kar mantığıyla gemisini yürütmeyi amaçlayan firmalardan ilaç almaya devam etmemiz mümkün değildir.”
TEB, açıklamasında “kamu kurum ıskontoları konusunda ilaç sanayi ve SGK’nın bir an önce bir mutabakata varmasını” istedi.

"BÖYLE HİZMET VREMEYİZ"


İstanbul Eczacı Odası (İEO) da bugün yaptığı açıklamada “hizmet veremez duruma gelindiğini” duyurdu. İEO açıklamasında bu uygulamaların eczanelerin kapanmasına neden olabileceğine işaret edilerek, sonuçta piyasanın öteden beri tartışılagelen zincir eczanelere bırakılacağı öne sürdüldü.

İEO açıklamasında bu durumun Sağlıkta Dönüşüm Programının sonucu olduğu ve sağlık alanının bir hizmet alanı olmaktan çıkarıp daha çok kâr edilen bir rant alanına dönüştürmeye çalışıldığı belirtilerek şu görüşlere yer verildi:

“Tasarruf adı altında uygulamaya konulan son önlemlerle birlikte ne olacak?
* Birçok ilacın ruhsatının iptali, piyasadan kaldırılması, yeni jenerasyon ilaçların ülkeye ithal edilememesi söz konusu olacak.
* İlaca erişim zorlaşacak. Kârlılığını korumak için maliyeti düşürmeye odaklanacak olan ilaç sanayisinin ürettiği ilaçların kalitesi tartışmalı hale gelecek.
* İçinde meslektaşlarımızın da olduğu birçok kişi işten çıkarmalar sonucu işsiz kalacak.
* Binlerce eczacı, sırtına yüklenen ekonomik yükü kaldıramayarak eczanesini kapatmak zorunda kalacak, yıllardır özveriyle sürdürdüğü mesleğini bırakacak.
* Kitlesel eczane iflasları, ülkede ilaç hizmetini devralmak üzere bekleyen büyük sermaye sahiplerinin zincir eczaneler kurması için büyük bir fırsat oluşturacak.
* Bu yerlerde ilaç, bir sağlık ürünü olarak değil ticari bir ürün olarak sunulacak ve “müşteri” yerine konan hastalara eczacı sorumluluğu olmadan satılacak.”

ÜRETİM DURDU MU?

Fiyatlandırma ölçütlerinin değişmesinden sonra bazı ilaçların piyasada bulunmadığı ve üretilmedikleri öne sürüldü. Bu konuda Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği “Üyelerimiz ilaç arzını sağlamaya devam etmektedir” başlıklı bir açıklama yaptı.
Açıklamada son gelişmeler özetlenerek şöyle denildi:
“Bildiğiniz üzere, “Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği”nde 5 Kasım 2011 tarihinde yapılan değişikliklerle kamu ilaç alımlarındaki iskontolar artırılmış, buna ek olarak 10 Kasım 2011 tarihinde yayımlanan “Beşeri İlaçların Fiyatlandırılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında Karar” ile de ilaç fiyatları düşürülmüştür. Buna karşın döviz kurlarındaki artış, Fiyat Kararnamesi ve Tebliğinin amir hükmüne rağmen fiyatlara yansıtılmamıştır.
İlaç şirketleri, ecza depoları ve eczaneler olarak sektörün toplam kayıplarının ıskonto ve fiyat düşüşleri nedeniyle 2 milyar TL, döviz kuru artışları nedeniyle 2,5 milyar TL olmak üzere 4,5 Milyar TL’yi aştığı tahmin edilmektedir.
Ülkemizde ilaçların azami satış fiyatları, 1262 sayılı yasa ile verilen yetkiye istinaden T.C. Sağlık Bakanlığımız tarafından belirlenerek yayınlanmaktadır. Üye şirketlerimiz, bu yasal sınırlar çerçevesinde kalmak kaydıyla ilaç arzını, ecza depolarının talepleri doğrultusunda sağlamaya devam etmektedirler. Üyelerimiz, bir yandan kur artışının telafi edilmemesi nedeniyle sürdürülemez düzeyde artan maliyetlere, diğer taraftan ilave ıskonto ve fiyat düşüşlerine rağmen, ilaç arzının sürekliliğinin sağlanabilmesi için azami gayreti göstermektedirler.

Son günlerde yapılan bazı açıklamalarda bahsi geçtiği şekilde, ilaç şirketlerinin piyasaya ilaç arzını durdurdukları veya aksattıkları yönündeki beyanlar doğru değildir.

Ancak, son iki yıldaki düzenlemelere ilaveten gerçekleştirilen bu uygulamalar sektörümüzü ekonomik ve ticari anlamda kabul edilmesi imkansız, öngörülemeyen ve sürdürülemez bir noktaya doğru götürmektedir.

Rasyonel ve sürdürülebilir bir çözümün bulunamadığı ortamda, ilaç şirketlerinin ve eczacılarımızın yaşadığı sıkıntıların ilaca erişimde problemler yaşanmasına neden olmasından ve sağlık alanındaki her kesimin yaşayacağı bir soruna dönüşmesinden endişe edilmektedir.”

PEKİ NE OLACAK?

Ne üreticilerin, ne SGK’nın ne de eczacıların açıklamalarında bu sorunun çözümüne yönelik bir adım yer alıyor.
İlaç firmaları SGK’nın belirlediği iskontoları vermeyeceğini söylüyor. SGK belirlenen ölçütlere göre ödeme yapıyor ve öngördüğü iskontoyu eczacıdan kesiyor. Eczacı, elindeki ilaçlar bittikten sonra yeni aldığı ve alacağı ilaçları nasıl satacağını bilemiyor. Bazı eczacılar, “başa baş gelen ilaçları hastalara veriyoruz. Ancak zarar ettiklerimizi nasıl vereceğiz? Vatandaş farkı cebinden verecek” diyor.
Bir anlaşmaya varılamaması durumunda SGK’lı hastaların ilaç alırken fark ödemek zorunda kalacakları bir sürece giriliyor.


www.sagliktagundem.com sitesinden 11.6.2026 17:20:12 tarihinde yazdırılmıştır.