Güneşten korunma
Mevsim gereği güneşi çıkarken korunmak gerektiğini biliyoruz; peki, yeteri kadar korunabiliyor muyuz? Ne tür koruyucu kullanmalıyız?
21.5.2012 12:43:29

Cilt hastalıkları uzmanı Melisa Eczacıbaşı, güneşin etkileri ve korunma yöntemleriyle ilgili şu bilgileri veriyor:

Artık çoğumuz güneş ışınlarının zararlarını biliyoruz. Uzun bir yürüyüşe çıktığımızda veya plaja giderken yüzümüze kremler sürüyoruz, önlemler alıyoruz. Gel gelelim, ayrınıları gözden kaçırıyoruz. Nasıl mı? İşte size birkaç örnek!

ŞOFÖR YANIĞI

Amele yanığının ne olduğunu hepimiz biliriz. Tişörtün dışında kalan yüz, boyun, kollar ve eller adeta başka bir insana aitmiş gibi bronzlaşır, insan iki renge bölünür. Böyle tezatlar bikiniyle yanmışsak hoş görünür ama tişört izleri için aynı şeyi söyleyemeyeceğim! Amele yanığından başka bir de “şoför yanığı” var ve bu farkına varmadan birçoğumuzun başına geliyor.
Özel arabamıza, dolmuşa veya otobüse bindiğimizde kendimizi gölgede ve güvende kabul ediyoruz. Hele klima da çalışıyorsa, içerisini tatlı bir serinlik doldurdukça, dışarıdaki güneş bize vız geliyor! Oysa öyle değil. Hele önde oturuyorsanız, bir de direksiyondaysanız; yüzünüz, boynunuz ve özellikle elleriniz çılgın bir ultraviyole yağmuruna tutulmaktadır. Dikkat ederseniz sürekli araba kullananların boynu tek taraflı olarak yanıktır. Solda oturuyorsanız boynunuzun sol yanı, sürücünün sağında oturuyorsanız sağ yanınız kısa sürede yanar. Bir de pencereyi açıp kolunu dışarı çıkaranların nasıl bir güneş banyosu yaptıklarını tahmin edebilirsiniz. Yıllar önce bayan sürücüler eldiven kullanırlardı. Onlar bizden daha dikkatliymişler!

DEKOLTENİZ SİZİ ELE VERİR

Boyun derisi daha ince ve daha kurudur. Güneş veya aşırı solaryuma meraklı olanların boyun derisi erkenden kalınlaşır, kabalaşır ve kırışır. Bir çok insan yüzüne önem gösterir ama boynu ile ilgilenmez. Sonuçta yüzü bakımlı bile olsa ,kırışık bir boyun ve dekoltenin üzerinde maske gibi kalır. Bu nedenle yüzümüze sürdüğümüz nemlendiricileri ve güneşten koruyucuları boynumuza ve üst dekoltemize de sürmeliyiz. Sokağa çıkarken, plajda, araba kullanırken ve her koşulda bunu yapmak gerekir. Vücudun açıkta kalan kısımları korunmazsa farklı etkilenir, iz oluşur.

GÜNEŞ KORUYUCU SEÇİM

Güneşten koruyucunuz muhakkak cildinizin yapısına uygun olmalıdır. Bu özelllikle yağlı ciltler için daha da önemlidir. Cilde uygun olmaayan güneş yağları ve güneşten koruyucular siyah noktaları arttırır, sivilcelenmeye neden olur.

LEKELERE KARŞI ÖNLEM

Güneş gören yerlerinizde bir yara veya tahriş varsa, onun kalıcı bir lekeye dönüşmesi işten bile değildir. Bu traştan kalan bir tahrişte olabilir, patlayan bir sivilcenin altındaki hassas deri de olabilir, kaşlarınızı alırken yaptığınız bir hata veya sinek ısırığı bile olabilir. Cildinizde en küçük bir tahriş varsa, bu günlerde onu kapatmadan dışarı çıkmayın. Biraz iyileştiğinde de sık sık güneşten koruyucu ile sıvayın. Biliyorsunuz yazın kesinlikle peeling yapılmaz. Bunun nedeni tahriş sonucu lekelenmeyi önlemektir.
Alkollü makyaj temizleyiciler, kolonyalar ve parfümler leke yapabilir. Bir çok erkek tıraş olduktan sonra yüzüne kolonya veya alkollü after shave sürüp hemen evden çıkar. Bu alışkanlık doğrudan doğruya lekeye davetiye çıkarmaktadır.
Öte yandan gebelik veya kullandığımız bazı ilaçlar da cildimizin güneşe karşı hassasiyetini arttırarak lekelere yol açar lar.Doğum kontrolü için ilaç alan veya hormon tedavisi gören bayanların,tedbir almazlarsa,güneş lekeleriyle karşılaşma ihtimali daha fazladır.

PARFÜMLERE DİKKAT

Parfümler cildimizin güneşe karşı duyarlılığını arttırırlar. Özellikle yaz aylarında, boyun bölgesine parfüm sürmeyin. Boyun ve gögüsteki lekelerin çoğu parfümlerin eseridir. Ne yazık ki, kullandığımız parfümlerin içinde ne gibi maddeler olduğunu tam olarak bilmiyoruz.Siz en iyisi parfümleri cildinize değdirmeyin.Kokuyu giysilere sıkarsanız hem kalıcılığı artar hem de riski daha az olur.

DUDAKLAR DA YANAR

Dudaklarınızın da günten korunmaya ihtiyacı olduğunu hiç düşündünüz mü? Güneş uçukları arttırır.Asitli meyveler,meşrubatlar,diş macunları ve sabunlar dudak çevresinde lekelere neden olurlar.
Dudaklarınızı sık sık yalayıp ıslatmak gibi bir huyunuz varsa, aklınızda olsun tükürük de leke yapar. Dudaklarımızı korumak için en az 15 faktörlü bir güneşten koruyucu kullanmalıyız. En pratik çözüm,renkli veya renksiz güneşten koruyucu rujları seçmektir.

GÖZLERİ YORMAYIN

Güneşte elimizde olmadan gözlerimizi kısarız. Alnımızı buruşturur, kaşlarımızı çatarız. Uzun süre güneşe bakmak doğrudan doğruya körleşmeye neden olur. Öte yandan kataraktın belli başlı nedenlerinden biri güneştir.
Göz çevresindeki deri son derece incedir. Güneş ışınları göz çevresindeki ince deri tabakasını aşırı derecede zorlar.Onu daha da kurutur,inceltir,kılcal damarların çatlamasına neden olur. Güneş göz çevresindeki,kapaklarındaki derinin şişmesine,su toplamasına yol açar.Parlak ışıktan korunmak için yapılan göz kırpma mimiği, kaz ayakları denilen kırışıklıkları başlatır, alındaki yatay çizgilere ve ağız çevresinin de buruşmasına yol açar. Göz kapakları sarkar.
Tüm bu nedenlerle, güneşe çıkarken göz lük kullanmak yararlı olur.

GÜNEŞ KORUYUCULAR

Güneş banyoları ve bronz renk herkese çok çekici gelse dahil, cildimiz, güneşe direkt teslim edilmeyecek derecede hassas ve değerli bir organdır, güneşten sonra cildimizde kendisini sevimli ve ya sevimsiz belirtiler şeklinde gösteren bir çok cilt hasarını rastlamak mümkün bunların arasında sıklıkla çiller, güneş lekeleri, erken yaşlanma, kanser ve kataraktı sayabiliriz, bunca nedenleri göz önüne alırsak güneşin faydalarından yararlanarak, zararlarından da bilinçli ve planlı bir şekilde korunmak gerektiğini unutmamak gerekir.
SPF (sun protection factor) yani güneşten koruma faktörü UV ışınlarını filtre eden ve zararlarını en aza indirecek son yüz yılın en önemli buluşudur. Her cilt tipinin güneşte yanmayarak ve etkilenmeyerek kalabileceği süre farklıdır, kimleri çok kısa bir sürede güneşe karşı hassasiyet gösterirken, kimisi ise çok uzun süre güneşe karşı dayanaklı olabiliyor. SPF adı verilen ürünler ise güneşe karşı dayanıklılık süresini uzatır. Örneğin, SPF koruyucu olmadan güneşte 15 dakikada pembeleşip, kızarıyorsanız, bu süre SPF 6 ile (6 faktör içeren güneş koruyucu) 90 dakikaya, SPF 10’le (10 faktor içeren güneş koruyucu) 150 dakikaya kadar uzayacaktır. Daha doğrusu ne kadar yüksek faktörlü güneş koruyucu kullanırsanız, zararlı etkilere karşı koruma da o kadar uzayacaktır. En doğrusu bu ürünleri seçerken doğru bir politika izlemeniz.

HANGİSİNİ KULLANMALI?

* Bileşiminde hem UVA hem UVB koruma içeren ürünleri seçin. UVA cildin derinliğini, UVB cildin yüzeysel tabakasını etkilediğinden, UVA ciltteki tahribatını uzun sürede kırışıklık ve elastikiye kaybı şeklinde, UVB ışınları ise tahribatını kısa sürede güneş yanığı şeklinde gösterir.
* Seçiminizi çinko oksit ve titan dioksit içeren ürünlerden yana kullanın. Birleşiminde bu maddeleri içeren ürünler size daha uzun süreli ve kaliteli koruma sağlayacaktır.
* Günlük bakımda en az 15 faktörlü SPF kremler kullanın. Bu sayede UVB ışınlarını yaklaşık %90 oranında engellenmiş olur. Hassas, allerjik ve açık ten rengine sahip iseniz daha yüksek faktörleri tercih edin.
* İçeriğinde etkili maddeler bulunduktan sonra pahalı güneş koruyucu ile ucuz güneş koruyucu arasında büyük fark yoktur. Cebinize uygun olanı seçin ve cildinize bu sihirli kremden bol bol sürün. Unutmayın yetersiz kullanmak ve ya etki süresi geçtikten sonra yeniden krem sürmemek size gereken yararı gösteremez.
* Makyaj yapıyorsanız, sıra ile nemlendirici, güneş koruyucu ve fondöteninizi uygulayın. Bazı SPF ürünler nemlendirici özelliği taşıdığı gibi bazı nemlendiriciler de güneş koruma faktörü içerebilir. Bir çok zaman hem nemlendirici hem de güneş koruyucu kullanmanız gerekirken zor durumda kaldığınızda her 2 özelliği taşıyan tek ürün de kullanabilirsiniz.
* Su, deniz, kar UV ışınlarını şiddetli yansıtırlar. Kayak yaparken ve ya plajda uzun süre kaldığınızda daha fazla koruyucu kullanın. Sakın gölgede oturduğundan dolayı koruyucu sürmeyi imal etmeyin.
* Ürün seçerken üzerine “water proof” veya ”water resistant” yazanları tercih edin. Uzun süre suda kaldığınızda, terlediğinizde, güneş koruyucu etkisini kaybedebilir. ”Water proof” yani suda çıkmama özelliği olanlar, terleme ve su ile akmazlar ve etkilerini sürdürürler.
* Güneş koruyucu kullanmanın yaş sınırı yok. Bebek, yaşlı, genç herkes güneşin risklerinden etkilenir. Bebeklere 6-8 aylıktan itibaren koruyucu sürmeli,16 yaşın altındaki çocuklarda deri ince ve hassas olduğundan uzun süre dışarda oynamak ve gezmek ciltlerini tahrib edebilir. Ve kanser riskini artırabilir. İleri yaşlarda ise güneş koruyucu en iyi antiaging kreminiz ve yaşla birlikte artan birçok güneş hasarının engelleyicisidir.


www.sagliktagundem.com sitesinden 9.6.2026 10:02:25 tarihinde yazdırılmıştır.