Deve Tabanı Kremi Her Derde Deva mı?
İnsanların bu beş para etmez, sözde ‘bitkisel’ tedavilerle göz göre göre soyulmaları bir tarafa, halk sağlığı da çok ciddi ve büyük bir tehlike altında.
13.2.2010 20:38:46

Son aylarda bazı gazete ve televizyonların ‘asıl amaçları halkı kandırarak onları soymak olan bir grup uyanığın oyunlarına’ alet olduklarını herkes görüyor biliyor, ama bu konuda bugüne kadar bizim gazeteden Rıza Zelyut dışında kimseden ne bir ses ne bir nefes çıktı.
Kanserden ülsere, saç dökülmesinden astıma, kısırlıktan bunamaya, kalp hastalıklarından diyabete, sedeften osteoporoza kadar her türlü hastalık için ‘mucize tedavileri’ olan bu ‘şarlatanlara’ ve ‘reyting ve tiraj uğruna’ bunları ekranlara ve gazete sayfalarına taşıyan medyaya RTÜK mü olur Sağlık Bakanlığı mı olur bilemem, ama bir an önce birilerinin durun demesi lâzım.
İnsanların bu beş para etmez sözde ‘bitkisel’ tedavilerle göz göre göre soyulmaları bir tarafa, halk sağlığı da çok ciddi ve büyük bir tehlike altında. Çünkü kanser, diyabet, astım gibi çok ciddi hastalıkları olan birçok insan mutlaka kullanmaları gereken ilaçlarını bırakıp bu ot-çöp ilaçları içiyorlar. Bu yüzden ölenler dahi oluyor.

Bitkisel ilaçlara merak fazla

Tüm dünyada, tam olarak iyileşmeyen kronik hastalığı olanların bitkisel ilaçlara karşı ilgi duymaları gayet normal karşılıyorum.
Bir yandan tedaviden bekledikleri faydayı elde edemeyen bir yandan da ilaçların yan etkilerinden bıkan hastalar ‘Bir de bitkisel ilaçları deneyelim, ne kaybederiz’ diye düşünüyorlar. Bunların faydası olmasa bile hiç değilse zararlı olmadığını’ sanıyorlar.
Bizim halkımızın da bitkisel tedavilere aşırı derecede meraklı olduğunu katıldığım bir televizyon programı sonrası çok daha iyi anladım.
Derya Baykal’ ın Deryalı Günler programında bitkisel ilaçlarla dalga geçmek için ‘Ben de böyle mucize bir bitkisel ilaç yaptım. Devetabanı kremim astımdan ülsere, alerjilerden yaşlanmaya, kısırlıktan kansere modern tıbbın çare bulamadığı her hastalığa çok iyi geliyor.’ dedim. Espri Derya Hanım’ ın da çok hoşuna gitti, karşılıklı şakalaştık gülüştük.
Ertesi gün muayenehanemi ‘Devetabanı kremini nereden alabileceklerini, fiyatının kaç lira olduğunu’ soran onlarca insan aradı. Hayâl gücü geniş halkımız ‘Hoca bu kremi herkese vermiyormuş’ şeklinde bir de şehir efsanesi türetmiş ki, şaşırdım kaldım.
Demek ki bir de bu işi pür ciddiyetle ve biraz da dini motifler katarak yapsaymışım şimdi paraya para demeyecekmişim.
Oysa herkes benim gibi saf değil. İnsanların bu zaaflarını çok iyi bilen, ağızları vapur satıcıları gibi güzel laf yapan bitki tüccarları dillerinden Allah, peygamber, Kuran kelimelerini de eksik etmeden insanları aldatmaya devam ediyorlar.
Bunlar görünüşte soğanın, sarımsağın, domatesin, maydanozun, enginarın… nimetlerini sayıp döküyorlar, ama amaçları halkı beslenme konusunda aydınlatmak falan değil, bir hastalığı tedavi edici etkileri olduğunu gösteren hiçbir bilimsel kanıtı bulunmayan kendi yapıp sattıkları bitkisel ilaçlarının reklâmını yapmak’.
Tabii ki yediğimiz her meyvenin, sebzenin, otun sağlığımız için birçok yararı var, ama herhangi bir sebzeyi veya meyveyi yiyerek bir hastalığı önlemek veya tedavi etmek, mesela keçiboynuzu pekmeziyle astımdan kurtulmak, enginarla hepatiti iyileştirmek, domatesle prostat kanserine yakalanmamak gibi bir şey mümkün değil.
Gelelim neticeye.
Bitkisel ilaç yapıp satan şarlatanların artmasında ‘ilaç firmalarının esiri olmuş modern tıbbın’ da başrolde olduğundan şüpheniz olmasın.
‘Biz kimseyi tedavi etmiyoruz. İlaç değil sadece bitkileri tavsiye ediyoruz’ diyerek hukuki bir sorun karşısında kendilerini koruyacaklarını sanan, tıpla hiçbir alakaları olmayan bu tüccarlara kanmayın, abuk-subuk bitkisel ilaçlarına (!) para kaptırmayın.
Bunların binlerce liraya sattıkları bu sözde bitkisel ilaçlardan elde edilecek faydayı o paranın onda birine o sebzeyi veya meyveyi yiyerek elde edebileceğinizi, üstelik böylece hem karnınızın doyacağını ve hem de damak zevkinizi tatmin edeceğinizi unutmayın.
Mevsiminde olmak kaydıyla herkesin bildiği, yediği her sebzeyi, meyveyi veya otu makul miktarlarda yemenin sağlıklı bir hayat için elzem olduğunu, ama hiçbirinin tek başına mucize yaratamayacağını da aklınızdan çıkarmayın.
Her şeye rağmen çaresiz kaldığınızda yapabileceğiniz tek şey var: O da her derde deva devetabanı kremini denemek.


www.sagliktagundem.com sitesinden 10.6.2026 09:46:20 tarihinde yazdırılmıştır.