ANTALYA- Türkiye'deki romatizma uzmanlarını biraraya getiren 12.Romatoloji Kongresi Antalya'da yapıldı. Kongreye 111 hekim katıldı. Kongre kapsamında 5. Türk-Yunan Romatoloji Günleri de düzenlendi.
Dernek Başkanı Prof.Dr.Hasan Yazıcı, kongreninbasın toplantısında Türkiye'de 200 romatoloji uzmanı olduğunu sayılarının yeterli olmadığını belirterek şöyle konuştu:
"Ben akademik olarak başladığımda 2. idim. Şu an 200’e kadar ulaştı. Yeterli değil tabii pek. Ama bundan 20-30 yıl öncesine göre çok daha iyi ve artıyor sayı. Bunun yeterli olmaması bu işi fizik tedavicilerin yapar demek değil. Romatologların denetimi altında yapabilirler. İngilitere’de de sayı 500 civarı olduğunu biliyorum. Her ülkede var bu az çok ama o demek değil ki biz bunu hep böyle yaparız. Burada yapılacak olan nesne, beraber romatologların denetimleri altında eğitilsinler. Çok geri kalıyoruz. Bu ünversitelerde yeterli öğretim görevlisi olmaması gibi. "
Prof. Dr. Vedat Hamuryudan ise romatizma hastalıklarının iki alt ana gruba ayrıldığını belirterek şöyle konuştu:
Romatizmal hastalıkları, eklemleri, iskeleti tutan hastalıkları diyecek olursak bunu 2 alt ana gruba ayırmamız mümkün. İlhitihap ile giden hastalıklar ve iltihapsız olan hastalıklar. Bu tarz hastalıklarda fizik tedavi yöntemleri yararlı olabiliyor. Ama kanda iltihap ile giden ve sadece eklem değil de iç organlarda da iltihaplanmalarla giden romatizma türü esas bizim uğraşı alanımız. Bunu da bir hekimin anlaması hastaya birkaç soru soru sorarak çok kolay. Ağrının tipi farklıdır. Eklem ağrısı, yaşlılığa bağlı kıkırdak ağrısı ya da iltihaplı romatizmaya bağlı ağrılar. Romatizmal hastalıklarda aynı anda birden çok eklem tutulması."
Doç. Dr. Gülen Hatemi ise "Romatoid artritte oluşan kalıcı hasarlar hastalığın en erken döneminde oluşuyor. Ve de bunları tedavi ile önlemek mümkün. Bundan 10 yıl önce bir romatoloji kliniğine girdiğiniz zaman bir sürü elini kullanamayan hasta ile karşılaşırdık. Ama artık günümüzde iyi tedavi edilmiş hastalarda bunu görmüyoruz. Bunlar tutukluğun eşlik ettiği zaman daha çok iltihaplı hastalığa işaret ediyor. Bunların en önemlisi romatoid artrid. Şişliği ağrısı olan erken dönemde ilk olarak başvurdukları iç hastalıkları uzmanları. İç hastalıkları uzmanları bu söylediğim özelliklere bakarak bunun iltihabik karakterli bir hastalık mı yoksa yaşlılığa bağlımı olduğunu tespit ederler" dedi..
Prof. Dr. Melike Melikoğlu ise ailesel Akdeniz ateşiyle ilgili konuştu. Dr. Melikoğlu, şöyle konuştu:
"Genellikle genç yaşta başlıyor ve tekrarlayan karın ağrısı ve ateş nöbetleri ile ilerleyen bir hastalık. Tanımazsanız, hastayı atlıyorsunuz. Çok basit bir tedavisi var. Hastaya ileriye yönelik komplikasyonlar açısından yaklaşıyorsunuz. Hem de düzenli atakları durdurabiliyorsunuz bunun da oranı %80. Verilmesi gereken mesaj karın ağrısı olduğu zaman siz otomatikman cerrahinin önüne gidersiniz. İşte o sorgulanması gereken kısımda tekrarlayan ataklar göz ardı edilmişse hastalar çoğunlukla açılır. O yüzden apandisit çok karışan durumlardan biri. Biz de öykülerimizde apandisit geçirmeyi fmf e doğru yaklaşma açısından bir ciddiyet kriteri olarak kullanıyoruz. Bu karışan hastalıklarda hekim neye dikkat etmeli? Genelde genel cerrahlara gidiliyor onlar da apandisit diye apandisit açıyorlar."