Sağlığınızı bozan ne varsa yazabilirsiniz...
GÖRÜŞLER için İletişim formunu doldurunuz.

18 Aralık 2017 Pazartesi
19:48
HAVA
DURUMU

 

  
Altı kişiden biri bitkisel ürün kullanıyor
Araştırmalar bitkisel ürün kullanan hastaların yarısının ürünle ilgili araştırma yapmadığını, üçte ikisinin de doktoruna haber vermediğini ortaya koyuyor. Bitkisel ürünlerin ilaçlarla olumsuz etkileşime girdiği, böbreklere zarar verdiği belirtiliyor.
25.10.2017

Şişmanlık, ağrı kesiciler, bitkisel ürünler ve fazla tuz tüketilmesi böbreği olumsuz etkiliyor. Türkiye’de her üç kişiden birinin sorunu olan obezitenin böbrek sağlığına da zarar verdiğini belirtiliyor. Zayıflama çayı gibi ürünler kalıcı böbrek hasarı ve uzun dönemde kansere yol açıyor. Uzmanlar gece birden fazla tuvalete çıkmanın eğer kişide diyabet hastalığı yoksa böbrek hastalığı açısından uyarıcı bir belirti sayılması gerektiğinde birleşiyor.
 
Türk Nefroloji Derneği tarafından düzenlenen "34. Ulusal Nefroloji, Hipertansiyon, Diyaliz ve Transplantasyon Kongresi" Antalya'da gerçekleştirildi. 18-22 Ekim 2017 tarihleri arasında, 1.200’ü aşkın katılımcının takip ettiği kongrede, nefroloji, hipertansiyon, diyaliz ve transplantasyon ile ilgili güncel konuları kapsayan oturumlar yapıldı.
 
Basın toplantısında Türk Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Soner Duman, bitkisel ürünlerin böbreklere ciddi derecede zarar verdiğini belirtirken, "Ciddi karaciğer ve böbrek yetmezliğine götürebiliyor" uyarısında bulundu ve ekledi:
 
Türk Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Soner Duman bitkisel ürünlerin böbreklere ciddi derecede zarar verdiğini belirterek, "300 kişiden elde ettiğimiz kişiden sonuç yaklaşık yüzde 15'i kullanıyor. Üçte ikisi doktora haber vermiyor. Kişilerin yarısı içtiği hakkında araştırma yapmamış. Birisi söylemiş kullanmış. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Çünkü böbrek aldığımız ilaçların direk kan dolaşımımızdaki kanın yüzde 25'i böbrekten geçiyor. Ne alırsak onun zararlı etkisini böbrekte görüyoruz" diye konuştu. Prof. Dr. Soner Duman sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"İnsanlar ilaçlardan, doktorlardan ziyade, aktarlara güveniyorlar, komşularının ne yediklerine, ne içtiklerine bakıyorlar.  2017 yılında pazar payında 110 milyar dolarlık bir pay var. Tabi insanlar bunu kaybetmek istemiyor. Aynı oradan giderse 2020'de 180 milyar dolar olacak bir pazardan bahsediyoruz. Normal koşullarda bu bitkisel ürünleri ilaç sanayi ham madde olarak kullanıyor ama bir ham madenin eczane rafında ilaç olarak bize sunulabilmesi için gereken süre 10 yıl. 100 tane molekül çalışılıyor bunlardan ancak 1 tanesi bize ilaç olarak 10 yıl sonra gelebiliyor. Bu 10 yıllık süreç ve ilaç olabilmesi için gerekli maliyet ilaç firmalarına yük getiriyor. Bunun yerine bu süreyi ve harcanacak parayı direk yatırım yapmadan ham maddeyi paketliyorsunuz, 3 tutam bundan, 2 gram ondan karıştırıyorsunuz rafa koyuyorsunuz. Bu doğru bir şey değil."
 
Türk Nefroloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Siren Sezer de ise konuşmasında obezitiye dikkat çekti:
"Obez olduğumuz zaman böbrek yetmezliği riskimiz 3,5 katı kadar artmakta, obeziteye yaklaştığımızda ise bu rakam 7 kata kadar çıkmakta. Tek başına obezite artık bir risk faktörü. Böbrek dokumuz kendisini yenilemiyor ve kilo aldığımız zaman böbrekler daha çok filtre etmek konusunda zorlanıyor. Böbrekte yaşlanma gerçekleşiyor ve protein kaçağı meydana geliyor, bu zaman içerisinde bu artıyor. Sadece obez olması kalp ve böbrek hastası olması için büyük bir risk faktörü. Türk toplumunda yaklaşık yüzde 33 obez oranı var ve obezite gittikçe artmaktadır."
 
GECE BİRDEN FAZLA TUVALETE ÇIKMAK SİNYAL OLABİLİR
Diyalize giren hasta sayısındaki artış da endişe verici nitelikte olduğunu söyleyen Derneğin Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Zeki Tonbul da şu açıklamaları yaptı:
“Son 10 yılda diyalize giren hasta sayısı 40 binden 60 bine ulaştı. Bu durum, buzdağının % 1’lik görülür kısmıdır.Y ani toplumdaki böbrek hastası sayısı daha fazladır. Buradaki önemli nokta; böbrek hastalığı diyalize ve tranplantasyona gitmeden tedavi edilmesi gereğidir. Eğer sık tuvalete çıkma, gece birden fazla tuvalete çıkma varsa ve kişi diyabet hastası değilse böbrek sağlığı mutlaka kontrol edilmelidir.”

Bu haber 619 kere okundu.
    
Bu Habere Oy Ver :
Diğer Haberler
  • Gastroenterolog sayısı yetersiz - 04.12.2017 13:53:17
  • Medyanın şişmanlıkla ve diyet sınavı - 28.11.2017 17:02:41
  • Migren aşısının sonuçları 2018'de açıklanacak - 28.11.2017 17:19:39
  • Türkiye'de inme merkezi yeterli değil - 28.11.2017 16:18:04
  • Kirli havadan ölüm trafik kazasındanölümden 8 kat fazla - 20.11.2017 15:45:01
  • Doktorlar şehir hastanelerini tartıştı - 17.11.2017 13:29:43
  • İTO davası reddedildi - 17.11.2017 13:16:52
  • Sağlık bütçesi 71. 5 milyar lira - 17.11.2017 13:03:11
  • KOAH dünyada 3. ölüm nedeni - 17.11.2017 13:07:54
  • Kolesterole karşı savunma sistemi keşfedildi - 17.11.2017 12:49:03
  • Ana Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Anket | Künye | RSS | Reklam

    Copyright © 2009 Sağlıkta Gündem